İçinde futbol tutkusu olmayan Güney Amerikalıya pek rastlayamazsınız buralarda. Üniversiteye gitme isteğimi öğrenince ailem biraz şaşırsa da bana destek oldular. Hangi üniversiteye gideceğim belirsizdi ama aklımda yine bişiler kurgulamıştım. Arjantinde bir üniversiteye başlarsam yine anılar gözümde canlanabilir ve haya kırıklıklarım yine içimi acıtabilirdi. Dilimiz İspanyolcaydı üstüne futbola olan tutkum da devam ediyordu. Yapbozun parçalarını birleştirince en ideal yerin adresi çıkıyordu. İSPANYA ! Evet evet bence gayet mantıklıydı. Dünyanın en iyi takımlarını barındırıyordu ve seyir zevki de oldukça yüksek bir ligdi.

(3-4 ay sonra)

Ailemle konuşup durumu netleştirip hem onlar hem arkadaşlarımla vedalaşıp İspanya'ya gelmiştim. San Sebastian şehri ve üniversitesindeydim. Bilerek ve isteyerek gelmiştim bu şehre. Üniversite'nin ilk yılları çok durgun sayılabilirdi. Normal bir öğrenciydim okul turnuvası ve halı saha maçları dışında futbol hayatımda herhangi bir değişim yoktu. Meslek olarak düşündüğüm futbol hobi halini almıştı. Ama ne varki üniversite 3.sınıfın ortalarında üniversite başından beri ilişki içinde olduğum kızla ayrılmış olmam akabinde hocalarla diğer öğrencilerle de aramın açılmasına sebep olmuştu. Biranda hırçın bir çocuğa dönüşmüş, etrafımdakilerle anlaşamayan biri haline gelmiştim. Yapılabilecek en mantıklı şey burdan kaydımı alıp başka bi üniversiteye gitmemdi. Hemen başlamıştım çalışmalara ama ne var ki önce büyük üniversitelerden, sonra da diğer başvurduklarımdan red cevabı geliyordu artık iyice umutsuzluğa bürünmüştüm. Kalan 1 buçuk yıl zindan olacaktı bana diye düşünürken İspanya'nın bir diğer ucundan Universidad Miguel Hernández üniversitesinden kabul maili geliyordu. Apar topar Sen Sebastiandan İspanya'nın bir diğer ucu olan Elche şehrine taşınıyordum...