14 Yıl yaşadığım İtalya'nın kırsal kesimindeki evime bakıyordum.Bavulumu hazırlamış Frank ile buluşmak için havaalanına doğru yola koyuldum.Her ne kadar futbola geri dönecek olsam da buradan ayrılmak çok zordu benim için.Aklımda deli sorular vardı.Her ne kadar Türkiye'yi tanısam etsem de Karabük adlı bi yeri hiç duymamıştım.Google'de aradım doğal olarak.200 bin civarı nüfuslu ufak samimi bir yer.Geçimini fabrikadan sağlayan halktan insanların olduğu halkın takımının şehri Karabük.

Saat 15:00 Frank'le havaalanın önündeki Starbucks'ta buluştuk.Elinde bir kağıt dolusu evrak vardı.Hemen onları masaya yaydı.
Frank :Abi Tesisler yapılanma çok alt düzeyde.Oyuncular ligin orta sırasını anca kaldırır.Eğer ideallerimizi burada gerçekleştirmek istiyorsak gerçekten çok çalışmamız gerek.Yapamazsak kovulmak da büyük tehlike bizim için.Çünkü son yıllarda leblebi gibi menajer değiştiriyorlar.
Ben :Sonunu düşünen kahraman olamaz Frank




Anons yapılıyordu 16:00 İstanbul yönüne giden uçağımız için.Valizlerimizi teslim edip uçağa bindik.Kafamı yasladım ve kalktığımda gördüğüm tek şey İstanbul'un tepeden harika manzarasıydı.İner inmez bir otobüse binip Karabük'e doğru yola koyulduk.