-
Dünyada belkide futbolla anılmayan ama futbolun başkenti olan bir şehir Sheffield..
Bense bu futbol mabedinde okuyan The University of Sheffield'in sıradan bir öğrencisi Ragnar Lothbrok..
Sheffield kütüphanesinin tozlu rafları arasında bir kitap dikkatimi çekmişti.. Dünyanın ilk futbol kulübü olan Sheffield FC'nin kuruluşunu ve William ve Nathaniel biraderlerin futbol hakkında söyleşilerini anlatıyordu.. Ben ki; kitap okumayı sevmem, saatlerimi harcamıştım o kitabın başında.. Okudukça okuyasım geliyordu, dünyanın ilk futbol kulübünün kuruluş öyküsü, ezeli rakip olan Hallam FC'nin 1860'ta ki kuruluşu aralarındaki çekişmeler, dünyanın ilk futbol derbisinin bu topraklar üzerinde oynanması dikkatimi daha çok çekiyor ve gitgide bir Sheffield taraftarı oluyordum..
Kitabı okurken günümüz futbol kurallarının atası kabul edilen Sheffield Kuralları gözüme çarptı, kuralların derlerinişi sırasında kahramanlarımızın şu diyaloğu efsaneydi:
- Yaw Nataynel iyi hoş biz kulübü kurduk; Koca kafa jack, eltin john, ebenezer morlii, hatta bizim eski brezilya göçmeni Edson arantes do nascimento bilem geldi..
- Vilyim ne diceksen de gülüm uzatma biliyoz geldi hepsi, kulübün başkanıda kaptanıda benim biliyon demi?
-La olum ne hava yapıyon ! Meriyi tavlıcam dedin bilmem ne dedin bende sadıcımın forsu olsun hevesi kırılmasın dedim başkan sen ol dedim daha ne dicem aman tanrım didim, Konudan uzaklaştırma beni ! Demem o ki biz bu topu oynuyozda neye göre? kime göre oynıcaz bi kuralı kaidesi olması gerek deyzemin evladı.
- Bak bu konuda haklısın işte, ama sen hiç o güzel kafanı yorma abi ben onuda düşündüm. Şimdi deyzemin oluu ofsayt diye bişey icat ettim, hahowww... millet birbirine düşecek bunun yüzünden hareketli termal kameralar falan çıkcak bak millet kanlı bıçaklı olacak ofsaytmı değilmi diye..
(Araya Natanyel'in yeni kız arkadaşı malum Merii girer)
- Natalyen aşkıııaamm offsayt dediğinde ne ki kuzum?
-Şimdi şöyle anlatayım bitanem;
İndirimde bi çanta var Mangoda, o da kasanın (kalenin) hemen yanında, ama bu çantanın tek taliplisi sen değilsin.
Çantayı gözüne kestiren diğer bir müşteri (rakip oyuncu) de senin hemen yanında bitiveriyor. ikiniz de durumun farkındasınız ve hızla kasaya (kaleye) yöneliyorsunuz. Tam o esnada; biraz önce bluz aldığın Zara'da ödemeyi yaptıktan hemen sonra çalan telefonu cevaplamak için postaneye gitmiştin cüzdanını çantana koymadan orada unuttuğunu fark ediyorsun.
Bir yandan kasaya doğru koşarken diğer yandan da elini havaya kaldırarak arkanda kalan arkadaşınızdan cüzdanı (topu) istiyorsun, öyle bir durumdasın ki, rakibinin gerisinde kalırsan kasaya daha uzak kalacağın için avantajını kaybedeceksin ama eğer arkaya geçmezsen arkadaşından uzak kalıyorsun ve arkadaşında o kalabalıkta sana cüzdanını fırlatamıyor, herşey an meselesi.
Bu durumda yapman gereken rakibin arkasına geçip cüzdanı (topu) almak ve cüzdanı ele geçirdikten sonra rakibini geçmeye çalışman, işte ofsayt bu. Top sana atıldığı anda kaleye rakibinden daha yakın olamazsın.
- Roose: Hııııı, balımm bişey sorcamm.
-Sor bakalım.
- Bizim john siturlingin uzak akrabası Mansızlardan İlhanda ofsayt oluyo mu?
-Ofsayta düşmek denir ona meri ! Ofsayta düşer tabi niye düşmesin !
- Aşkıaaammmm ama o çok tatlıııı, düşmesin o ofsaytaaa

-Fesupanallahhh !
Bu Konuya Ait Etiketler
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules