Hala Aykut'u tartışıyorsunuz. Aziz Yıldrım Aragones'i nasıl yollamadıysa Aykut'u da yollamaz. Aykut şampiyon olursa kalır, ikinci olursa gider. Fenerbahçe'de kural budur.
Printable View
Hala Aykut'u tartışıyorsunuz. Aziz Yıldrım Aragones'i nasıl yollamadıysa Aykut'u da yollamaz. Aykut şampiyon olursa kalır, ikinci olursa gider. Fenerbahçe'de kural budur.
Ben Aykut hocanın transferi istememesinin altında başka nedenlerin yattığına inanıyorum... Takıma güveniyorum cart curt fasa fiso...
Schuster in kazandırdıklarını görmek için, geçen seneki herhangi bir maçla bu seneki herhangi bir maçı mukayese etmek yeterlidir.
Tam tersine ben futbol açısından bir gelişme göremedim ama en azından birşeyleri değiştirmeye çalıştığını gençleri takıma monte etmeye çalıştığını görüyorum. Zaten birşeyler kazandırmaya çalıştığıyla ilgili bir muhalefetim de yok...
En iyi maç konusuna katılmıyorum ama konu çok dağılıyor :)
Mustafa hoca mutfakta elinde hangi malzeme varsa ona göre yemek pişiriyordu. O kadroyu gayette düzgün idare etti. Beğenilir, beğenilmez ayrı mesele...
Zamanında (2001 Aralık ayı) Mustafa Denizli'yi birbuçuk senelik görev sonunda harcamak bizim Aziz Yıldırım yönetiminin en büyük günahlarındandır. Ne iştir ki, Mustafa hocanın ardından o zamanda bir Alman getirmişlerdi: Lorant... Gerçi Lorant'la değil Schuster, Sakıp Özberk gibileri kıyaslamak bile günah olur. Ama Mustafa hoca gerçekten büyük hocadır, Türk sporunun en parlak beyinlerindendir. Geçen sezon başı anket mi ne yapılmıştı burada. Daum, Riijkard, Mustafa Denizli filan kıyaslanıyordu. Oyumu Mustafa hocaya vermiştim. Emin olun, bu kadar alternatifi olsaydı, kimlik nasıl kazanılırdı, o zaman görürdünüz. Gerçi hoca oyuncu kalabalığını sevmez. Üçüncü kaleciyle birlikte 23 kişiden fazla oyuncu istemez. Ama her hoca gibi kaliteli isimler istemek hakkıdır.
Takımın sorunu hoca değil.Zicodan beri her sezon daha geriye gidiyor oyuncular.Zico'yu çok övüyoruz ama yollandığı için yoksa inanın izlerken lig maçlarını bitsede gitsek modundaydım ben.Bir çoğumuz öyleydik.Gol yediğimizde çeviremiyoduk falan şimdi ki gibiydi.Sadece carlos'un büyük etkisi, Alex'in kaptanlık gazı, deividin şanslı yardımlar ve bence kritik olan Edu'nun arkayı iyi toplamasıyla avrupada başarılı olduk.Bi sezon sonra zico olsada olmayacaktı bi şey.Aragones dönemi futbol çok kötüydü,aykut kocaman'la kıyaslanamayacak kadar kötü.Bunların dışında tekrar söylüyorum kadronun bir çogunun değişmesi lazım.Alex falan dahil,sil baştan kadro yapılmalı.Çünkü bu oyuncuların düşüş dönemine girildi.Yapamıyorlar ,güçleri yetmiyo,kağıt üzerinde çok iyiler tamam ama sadece o kadar.Mehmet Topuz bize Burak yılmazın trabzona verdiği katkının yarısını vermemiştir en basiti.
Emre,Gökhan gönül,volkan,yobo,dia endeksli yeni bir takım yapılmalı sezon sonu şartlar ne olursa olsun.
Ziconun başarısında kesinlikle Edu'nun payı çok büyüktü..
Kovulmasında da payı büyüktü tabii... Nonda'nın SamiYen'de attığı golde büyük bir katkısı vardı. Kaçan şampiyonluk ise Zico'nun başını yedi.
Geçen gün laf lafı açmış ve Edu'ya gelmişti konu... Bir arkadaşın çocuğu hemen atıldı:
-"Amca, hani sürekli kendi kalesine gol atan birisi vardı. Edu'ydu değil mi o?"
Guiza kaçırdıklarıyla, Edu attıklarıyla (!) hatırlanacak malesef.
Nonda'nın samiyende attığı golün hatalısı edu değil volkandı.Edu'nun uzaklaştıracagı tope geldi yumrugunun edu'ya sallayıp bozdu edu'yu.Ayrıca bunun dışında 2 yada 3 gol attı kendi kalesine.Hatta 2 olması lazım 1 tane de deivid atmıştı.Edu deplasmandaki cska moskova maçı haricinde kötü maç oynamadı bu takımda.Attıklarıyla hatırlanması popülist medyanın işi sadece.
Aynen katiliyorum, Schuster uzerinden M.Denizli'ye giydirenler cok BJK'li arkadaslarim var ve bende bundan rahatsizlik duyuyorum. Acikcasi M.Denizli su an kufur ederek gonderdigimzi Holosko ve Tabata'yla, gide gide Katar'a giden Delgado'yla, Bursa'da bile oynayamayan Zapo'yla, Eskisehir'de dogru durust oynayamayan Tello'yla cifte kupa kazandi, daha Yusuf, S.Ozkan, Nobre, G.Zan'dan bahsetmedim bile. Ikinci senesinde basarili olmus olabilir, ama o sene bile takimin lig baslangicinda konsantrasyon bozuklugu ve ligin sonundaki sanssizliklar cok buyuk etkiledi takimi, o takimla 8-9 mac ustuste neredeyse gol yemeden tum maclari kazanmisti BJK, bir haftada Trabzon Fener Manchster United'u gol yemeden yenebilmisti, ustelik o kadroyla. Schuster'in oyun formatina saygim var, en azindan bir futbolsever olarak, ama fark sudur ki, Schuster kotu oyuncularla hicbirsey yapamaz, Guti ve Q7+F.Tekke+Aurelio+M.Denizli'nin takimi ilk yariyi 4. kapatir, M.Denizli ise oyunculardan maksimum verim alir, kisitli kadrodan cikartabilecegini cikartir, kadroya gore oynar.
Fenerbahce'nin kadrosu gecen sene UEFA'da ceyrek finalin son anda kapisindan donmus, ligi son macta 2. sirada tamamlamis bir takim. Ve bu kadronun uzerine tam 5.5+6.5+7+3.5 (Stoch, Dia, Niang, Caner) 22.5 milyon euro harcandi, Yobo ve Ilhan Eker takviyesini saymadim. Kadroyu degistirme firsati olmadi demek sacma, ne olacakti, Alex'in sozlesmesini mi fesih edecekti FB? Alex'siz FB'yi defalarca gorduk. Santos mu gidecekti? Gecen senenin en iyilerinden biriydi, hoca kullanamiyorsa oyuncu ne yapsin? Santos ve Alex'i gonderip parayi Dia gibi oyunculara carcur etseydi su an GS'nin durumunda olurdu FB. Siz dua edin yonetim bazi seylere karsi cikiyor.
Aykut Kocaman hakkında görülemeyecek bir gerçek yok ki zaten...
Başarılı olduğunu iddia etmiyorum. Sadece En Azından (Tr'deki ve Bizim başkanın kafasındaki zihin yapısı nedeniyle en azından) bu sezonun kalanı ve gelecek sezonun sonuna kadarki 1.5 sezonluk süre zarfı boyunca görevinden alınmaması gerektiğini söylüyorum. Bana kalsa 4-5 yıl sabrederim ama gerekli ortam yok tabiki.. O nedenle maalesef "en azından" diyebiliyorum ki bu kadar süre verileceğinide sanmıyorum. Sezon sonu 2. de olsa yolcu...
Mustafa Denizli ye de birşey dediğim yok... Ancak kimlik kazandırma açısından bakılınca Schuster in çok farklı bir sistemle çok daha zevk alınabilecek bir şekilde takımı oynattığını görebiliyoruz. Farklı birşeyler kazandırdığı kesin... Yoksa ne Mustafa Denizli nin başarılarına ve hatta Rıza ve Ertuğrul Hoca lara bile başarısız olmalarına rağmen bir sitemim yok... Benim derdim takımlarımızın teknik direktöre yeterli sabrı gösterememesi...
Bir arkadaş daha buna paralel şeyler söylemişti. Bir an aklımda nerden kaldıysa, Hagi gibi ters bir zamanda takımın ona devredildiğini düşünmüşüm. Şimdi tekrar düşününce haklısınız sanırım... Ama yine de ben Aykut Hoca ile devam edilmesinden yanayım... Bu tür insanlar kötü niyetli değildirler ve bizim bile görebildiğimiz hataları elbet bir gün görecek ve telafi edeceklerdir. Dahası takıma sadece günübirlik başarılar değil, ileriye yönelikte başarılar kazandırabilecek açıdan bakabileceklerdir. Bize gelen her tür hoca ilk baştan haklı olarak kontratındaki tazminatını ayarlarken bu tür efsanelerin çoğu beş kuruş almadan başarısız oldu diye takımı bırakır gider. Bknz. Daum un gönderilişi ve Aziz Yıldırım ın, Aykut yapamayacağını anlayınca kendi bırakır gider demesi...
Yani... Geçtiğimiz 2 sezonda Daum la Aragones le yüksek tazminatlar kontratlar sonucu anlaşıldı da ŞL kupası mı geldi ki... İki sezonda Aykut Kocaman a sabredilmeli bence.
Iste o kotu niyetli degil diye sabredelim anlayisini anlamiyorum. Bana ne iyi niyetinden yahu, isterse melek olsun, adamin antrenorlugune bakarim ben. A.Kocaman baya uzun zamandir antrenorluk yapiyor, yeni biri degil, tecrubeli biri, ama kariyeri sifir, hicbir basarisi veya ayricaligi yok. Fenerbahce'deki durumu da malum, tam anlamiyla kaos. Iyi niyetse onun krali Riza, Ertugrul, Bulent'te de vardi, olmuyor iste. Turk antrenorleri maalesef yetersiz, hemde cok. Bizim antrenorumuz sansa GS'yi yener, sonra Telegole cikip gider board'a takim kurup 3-5 cumle edince antrenorluk dersi verdigini zanneder, ertesi hafta muthis antrenorumuzun takimi Bursa'ya yenilip kume dusme hattina girer, ama sorsan adam Mourinho! Herseyi gectim, kendilerini hic ama hic gelistirmiyorlar, yillardir ayni. Ziya Dogan bile bu ligde hala is bula biliyorsa kimse bana Turk antrenorunu anlatmasin.
Ha, yabancilar super mi? Bilgi olarak ustun, fakat cok karakteristik olan Turk futbolunu tanimamak sikinti yaratiyor. Ama yabancilar acisindan bakarsak, Zico birkac hafta bocaladiktan sonra FB'yi nerelere getirdi, Gerets cok kisitli kadroyla neler yapti GS'de, Daum'u begenirsin begenmezsin ama takimlari fiziksel olarak top-seviyededir ve 90 dakika mucadele eder, Aragones ise karakteristik pas futbolu oynatan hoca, ama onun istedigi tarzda ve kalitede oyuncular alinmadi, eline Selcuk ve Josico verilip pas futbolu oynatmasi istendi. Schuster bile elestiriliyoru yahu, ama eline istedigi tarz ve kalitede oyuncular verilince nasil futbol oynattigini gorduk. Boyle bir futbolu yerli bir antrenor 10 senede oynatamaz.
İşte anlaşamadığımız nokta da orası zaten, bana göre Rıza da Ertuğrul da gönderilirken bana göre çok başarısız değillerdi. Ellerine yabancı hocalar kadar fırsat verilmiyordu o kadar. Ayrıca istikrar her zaman iyidir... Aynı fikri paylaşabileğimizi sanmıyorum o yüzden, bana göre teknik direktörün yeteneğinden çok, iyi niyeti, ileriye yönelik planlamalar yapması ve özelliklle de bu tür insanlara özel, takımın içinde yıllardır oldukları için, camia yı ve futbolcuları motive edebilmeleri daha önemlidir.
Çok beğendiğim Schuster in bile hala Fatih Tekke ile Rıdvan ı neden gönderdiğini anlayamıyorum. Ama Denizli döneminde anlayabiliyorduk, Batuhan ın niye oynamadığını... Ben başkan olsam her zaman takımı gerçekten seven bir profesyonel varsa (ki Ertuğrul Sağlam bunu Bursaspor da gösteriyor) onu tercih ederdim... Tekrar söyleyeyim ne Daum un başarılarına ne de Schuster in geldiğinden beri takımda kattıklarına hiç bir sözüm yok.
neftçi'den denenmek için getirilen amit quluzade ile anlaşılamamış.
Anlaşılamamış mı beğenilmemiş mi? :)
puan farkını 4e indirme şansını yakaladığımız şu günlerde kaliteli bir önlibero alsak hiç fena olmaz.Bizim kadromuz kağıt üzerinde iyi evet ama sahada bunu yansıtamayacak kadar ezilerek oynuyorlar.Bu son yılların gerçeği yoksa her sene şampiyon olmamız gerekirdi.Sebebini aurelio'nun yerinin dolmamasına bağlıyorum.Aurelio-appiah ikilisi yani şimdi de emre'nin yanına bi tane daha kaliteli isim bulmalıyız.
Ah şu Aurelio'yu alsanız hiç istemiyorum o adamı :)
Fenerbahçe'nin devre arasında transfer yapmayarak aynen geçen sezon devre arasında yaptığı hataya düştüğünü düşünüyorum. Bence bir DMC/MC almalılardı...
Fenerbahçe'nin kesici bir ön libero alması şarttı. Alınmayarak büyük hata yapıldı bence.
"Takım" diyor, "kaliteli" diyor.
Bizimkiler transfer falan yapmazlar.Yaparlarsada giderler G.Ünal tarzı bi oyuncu alırlar olur biter.
Ah ulan arkadaş sene sonu baştan aşağaya bir değişiklik olsaya takımda.
Bence transferin yapilmamasinin tek nedeni sezon sonu Benitez yada turevi bir hoca ile anlasilicak olmasidir , gelen hoca yapsin istedigi transferleri mantigi ile Aykut Kocaman'a kadro yeterli denilmistir , tamamen benim kendi gorusum
Ben pek sanmıyorum sene sonu T.D değişikliği olsun.
Şampiyon olursak yola devam edilir ama olamazsak yine bir fırtına kopar 2-3 transfer ile durum düzeltilmeye çalışılır vs vs.
DEDIKODU: Fenerbahce, Lucas Biglia ile ilgileniyor.
Tribundergi.
Biglia bizim aradığımız türden bir oyuncu değil. Biglia'nın görevini Emre yapıyor. Bizim sorunumuz Emre'nin yanında defansif açıdan sağlam bir oyuncumuzun olmaması.
Yabancı oyunculardan bir tanesini göndermesi durumunda, orta sahaya takviye yapmayı planlayan Fenerbahçe, ara transfer döneminin bitimine dört gün kala rotasını İtalya’ya çevirdi.
Radyospor’dan Özgür Sancar’ın edindiği bilgiye göre, sarı lacivertliler, Serie A ekiplerinden Genoa’da forma giyen Portekiz Milli Takım oyuncusu Veloso için harekete geçti.
BARONİ GİDERSE VELOSO GELECEK
İtalyan kulübü başkanı Enrico Preziosi, Veloso’yu sezon sonuna kadar kiralık olarak vermeye razı oldu. Futbolcunun Türkiye haklarını elinde bulunduran menajerlerle temas halinde olan sarı lacivertli yetkililerin Cristian Baroni ile yolların ayrılması durumunda Portekizli futbolcuyu transfer edeceği öğrenildi. Baroni ise, ayrılmak için bu sezonki alacaklarıyla birlikte bonservisini de istiyor. Sarı lacivertli yöneticiler ise daha makul bir formülle Baroni ile yolları ayırmayı amaçlıyor. Baroni'nin sözleşmesi 2014'e kadar sürüyor.
SATIN ALMA OPSİYONU DA FENERBAHÇE’DE OLACAK
Genoa’nın Veloso’nun sezon sonu satın alma opsiyonunu da sarı lacivertli takıma vereceği bildirildi. Fenerbahçe, bu transferi hiçbir bedel ödemeden gerçekleştirebilecek; sadece futbolcunun yarım dönemlik alacağı olan 800 bin euro ödenecek.
PORTEKİZ MİLLİ TAKIM OYUNCUSU
Tam adı Miguel Luis Pinto Veloso olan Portekizli futbolcu, bu sezon Genoa’da 14 lig ve 2 kupa maçında toplam 1048 dakika süre aldı. Portekiz A Milli Takımı’nda yer alan Veloso, milli takımda şu ana kadar 14 maçta forma oynadı; 1 gol kaydetti.
YENİ TEKNİK DİREKTÖR VELOSO’YA ŞANS VERMEDİ
Genoa’dan önce Portekiz’in köklü kulüplerinden Sporting Lizbon’un 4 sezon boyunca formasını giyen Veloso, bu sezon başında teknik direktör Gasperini’nin ısrarı üzerine transfer edildi; ancak İtalyan teknik adamın görevden ayrılmasından sonra yeni gelen teknik adam Davide Ballardini ile yıldızı barışmadı. Bu yüzden takımdan ayrılmak istiyor.
ALEX FERGUSON İSTİYORDU
Bir dönem Manchester United’in de talip olduğu Alex Ferguson’un üçüncü Portekizli yıldızı olacak denen Portekizli orta saha oyuncusunun bonservis bedeli 12 milyon euro olarak gözüküyor.
SAVUNMADA OYNAYABİLİYOR
Miguel Veloso, modern futbolun gelecek vadeden en önemli genç orta saha oyuncuları arasında gösteriliyor; ayrıca savunmada da oynayabiliyor.
GALATASARAY’IN DA GÜNDEMİNE GELDİ
Veloso, orta saha arayışlarını sürdüren Galatasaray’ın da gündemine geldi. Bir süre önce futbolcunun menajerleriyle temasta olan Sportif Direktör Adnan Sezgin, teknik direktör Hagi’nin Rumen oyunculara daha sıcak bakması nedeniyle bu transferden vazgeçti.
Radyospor
Aykut Kocaman: "Transfer konusunda çalışmalar son derece hızlı bir şekilde devam ediyor. Bir kaç gün içinde sonuçlanacağını tahmin ediyorum"
Veloso çok zor ama gelirse harika transfer olur
Eldeki adamları değerlendiremiyoruz ki Veloso gelse ne olcak.
Skysports Liverpool'un Niang ile ilgilendiği yazdı.Niang'da doğruladı.
Niang:'Liverpool'da oynamayı çok isterim.Ama herşey klübüme bağlı.'
NTVspor