Aslında yorumları hızlı okurken kimin yazdığını unutmuştum. Ancak iki penaltımız verilmedi diye okuduğum yorum Karizma_Aykut adlı arkadaşımızındı. Burada kimin yazdığı önemli değil tabi. Yorumcuların her pozisyonda kart istemesi her pozisyonda hakemi kötülemeleri bu etkiyi oluşturdu. Hakemin hatalı kararlarıda oldu oyuncu etkisinde kalıp kartta çıkardı. Fakat doğru kararlarında da insanları etkilemek yorumculara yakışmıyor. Bugün uyandığımda düşündüm. Fenerbahçe gerçekten büyük bir zafer kazandı. Ama şuan düşünüyorum. Ya kaybetseydi. Herkes hakem yaktı etti diyecekti. Hakemin yanlışı vardı ama maça tesir edecek bir yanlışı yoktu. Yorumcuların bu tavrı ile zaten maçı yoğun yaşayana Fenerbahçeli herkes tarafsız düşünemez hale geldi. Bizim maçta olsa bizde aynı duygulara gireriz. Marsilya - Beşiktaş maçında da yaptılar. Çok sert oynuyorlar çok sert derken Beşiktaş'ın hiçbir hatası kalmadı ve kaybetmenin tek sebebi sert oynamaları ve hakemin göz yumması olarak görüldü. Oysa adamlar topa sert oynuyordu. Keşke Beşiktaş'ta karşılığını verebilseydi.
Dediğin pozisyona gelirsek top ortalanıyor. Eline çarpan oyuncu kafaya yükselen oyuncudan sanki kendini sakınır gibi çekilirken topu dahi görmüyor. Top gelip eline çarptığında top ortanın geldiği kısma doğru düşerken oyuncu önce topun tersi yöne hamle ediyor sonra topa doğru yöneliyor. Topu doğru dürüst görmeyen bir kişi elini topa nasıl ayarlayabilir. Kafaya çıkan oyuncu topu karşılar mı sekecek mi bilmiyor. Topa elle müdahalesi olsa topun nerede olduğu konusunda şaşırmazdı. Dediğim gibi önce Fenerbahçe kalesine göre sol kısma ardından topun diğer yöne gittiğini görünce hemen oraya yöneliyor. Tabi bu anlattıklarım anlık gelişmeler. Eğer bu oyuncu çok iyi rolcu ayrıca göremediği topa elle müdahele edecek kadar hisleri kuvvetli diyorsan o halde penaltı yoksa penaltı ile uzaktan yakında alakası yoktur.



