Bu şekilde rakibi ciddiye alırsan, istekli olursan ve mücadele edersen sonuç da gelecektir.

Geçen hafta ile kıyaslarken, sadece Semih geldi, böyle farklı kazandık dersek doğru olmaz. Geçen hafta oynanan maçta 10 tane Semih de olsa, o vurdumduymazlıkla o maçı kazanamazdık. Dün Ali Koç takımdaşlık ruhunu arttırmaya yönelik çalışmalarımız var dedi, ilk gollerden sonra tüm takımın bir araya gelmesi sevinmesi acaba yapmacık mı diye düşündürdü beni ama 7. golden sonra bile takımın bir arada sevinmesi, sahada yardımlaşması ve maçı kazanmayı istemesi, iyi yönde bir gelişme olduğuna işaret. Ama maçı izlerken takıldığım bir nokta vardı, neden Galatasaray'da olduğu gibi kadroda olmayan oyuncular için bir yer ayrılıp herkes orada maçı seyretmez? Bence bunun yapılması da gerekli.

Bugün kötü oynayarak 2-0, 3-0 da kazanabilirdik ama o zaman gelecek için ümitlenemezdik. Gerçi haftaya kazanacağımızın ya da bu şekilde bir oyun ortaya koyacağımızın da garantisi yok. İşte benim kızdığım nokta bu, madem bu şekilde istekli oynayabiliyordunuz, Belediye maçında neredeydiniz? Ve Aragones artık anlamıştır ki bu Alex asla ve asla oyundan çıkmaz.

Maç farka gitti, Aragones hala mutlu değildi, herhalde ulen ne güzel kovulacaktık bu maçı da kaybedip nasıl farklı kazanırız diye düşünüyordu. Hele 7 olduktan sonra bu gerçekten bizim takım mı, başka maçı izliyor olmayayım ya da rüyada mıyım diye yorum yaptığını da düşünüyorum. 7'den sonra ancak gülebildi.


Geçen hafta Semih olsa o maçı yine kazanamazdık ama Semih'in de bu sistemde Güiza'dan daha faydalı olduğu kesin. Atılan gollere ve takımın ileride çoğalmasına dikkat ettiğimizde Semih'in payının ne kadar büyük olduğunu görebiliyoruz. Ama haftaya aynı oyuncular aynı sistemle sahaya çıksak da istek olmayınca, birliktelik, yardımlaşma olmayınca kazanmak zor.

Geceye damgasını vuran Alex oldu, bu sene de gol krallığı zor olsa da asist krallığına ulaşacaktır. Alex ile sözleşme uzatıldığına göre seneye onun oynayacağı sisteme uyan oyuncularla takviye yapılmalı.

Gökhan'ın 7. golde şut atmayıp pas vermesi beni çok sevindirdi. İlk devre daha müsait pozisyonda Uğur pas yerine şut atmıştı ve mutlak bir golden olmuştuk. İşte bu şekilde yardımlaşma çok olursa, başarı kaçınılmaz. Bir de bunda tabi Hacettepe'nin kötü olmasının da etkisi vardı, çok pas yaptık maçta. Deniz Selçuk'un yerini iyi doldurdu, Emre de yükselen formunu sürdürdü. İlk geldiği dönemdeki göbekli, toplara basmayan Emre yerini göbeği eritmiş, topla oynamak isteyen ve pres yapan Emre'ye bırakmış. Bu sezon çok çok iyi olmasını beklemiyorum ama iyi yolda olması, kronik sakatlığı var söylentilerine karşın uzun zamandır sürekli 11'de başlaması ve 90 dakika sahada kalması, sakatlanmaması şimdilik artıları.

Bu gece için bence olumsuz olan 2 şey vardı. Birincisi Kazım'ın laubali hareketleri, sen 7 tane atmışsın, neden rakip takımın oyuncularıyla uğraşıyorsun ki? İkincisi de çimler, gerçekten çok kötü durumda ama şu aşamada yapılacak tek şey dışarıdan çim getirip yerleştirmek, final maçına kadar bu şekilde kısa vadeli çözüm gerekli. Final maçından sonra da 4-5 ay gibi bir süre gözden çıkarılmalı ve stadın altında bulunan dere kurutulmalı. Bunun için de bir kaç metrelik kazı ve sonrasında iyi bir drenaj sistemi gerekli. Bu yaz bu mutlaka yapılmalı, ligin 8-10 haftası deplasmanda ya da başka stadda oynanmalı, bu çim işi çözülmeli.


Sonuç olarak izlemesi keyifli, gollerin yanı sıra takımın isteği ve birlikteliği bu gece bizleri mutlu etti. 7. golden sonra takımın oyunu bırakması bir rekorun oluşmasına engel oldu. Artık bu oyunun her maçta olmasını ve kaybedeceksek de mücadele ederek kaybetmeyi bekjliyor tüm taraftar...