-
Kırmızı Şeytanlar hız kesmiyor ve kariyerimiz birbirinden harika 3 maçla devam ediyor...
İlk maçımız Lig kupasında Portsmouth karşısındaydı.Kupa'da istediğimiz oyunu sergileyememe sorunumuzun üstesinden gelmişiz gibi görünüyor, ancak Van Der Sar kaleyi gören topu içeri alma huyuna kaldığı yerden devam ediyor gibi görünüyor.

Maçtan hemen önce lig kupası yarı finali kuraları çekildi, kuraya göre Tottenham-Aston Villa maçının galibiyle oynayacaktık, kazanan Tottenham oldu.Almak için çok ta uğraşmadığım kupada yarı finaldeyiz, belki arada kaynar...
Ancak şu an daha önemli bir mücadele var önümde, Bordeaux!
Durdurulamaz performansımızın tam orta yerinde, hiç beklemediğimiz bir anda bir çok oyuncumuzun bacağını eline veren, üstüne bir de utanmadan bize 3 golü bir arada atarak hezimete uğratan Bordeaux, Old Trafford'a geliyor!
Çocukların gözlerinde parlayan alevi, o intikam duygusunu hissedebiliyorum.Maç öncesi basında yoğun bir sessizlik vardı, kimse en ufak bir açıklama yapma gereği duymadı...Fırtına öncesi sessizlik...
Tabi ki çocuklar sahaya çıktılar ve işlerini yaptılar, rakibimizi bizi alaşağı eden skorun aynısı ile Fransa'ya geri göndermekten daha tatmin edici bir sonuç olabilir mi?

Bordeaux maçı bitmişti ve bitiş düdüğü ile beraber bu maçı arkamızda bırakmamız gerekiyordu çünkü hafta içi Arsenal ile oynayacağız.
Şampiyonluk yolunda şu ana kadar en önemli maçımız olacaktı bu maç, sonuçta lig ikincisi ile oynuyoruz ve 5 puan önlerindeyiz hem de maç eksiğimiz ile...
Ayrıca iki takımda bu noktaya kadar na-mağlup gelmişti.Arsenal geçen sezonun son maçı da eklendiğinde 16 maçtır kaybetmiyordu, biz ise sezon başladığından beri kimseye puan kaybetmemiştik.Anlayacağınız maç 3 puanın ötesinde bir prestij maçına dönüşmüştü...
Yetmiyormuş gibi sevgili Arsene Wenger hafta içinde gazetelere verdiği demeçte benim şampiyonluğu göğüsleyecek yeterlilikte bir teknik adam olmadığımı söylemişti.Bu maç artık ligin ve prestijin de ötesindeydi.Kişisel bir meseleydi...
2 takımda son hazırlıklarını tamamlıyor, teknik adamlar kılıçlarını kınlarından çıakrıyor, 2 takım taraftarları da maç sonunda rakip taraftarlarla dalga geçmek için Japon bayraklarını hazırlıyordu...
Söz sahadaki 22 çocuk ve tekmeleyip duracakları toptaydı artık...

Arsene Wenger hafta içindeki kadar iddialı değildi maç boyunca.Tamam, Arsenal lig ikincisine yakışır bir performans sergilemiş olabilir ama oyunları ancak ikinci olmaya yetecek gibi görünüyor
.
Maçtan sonra duygularıma hakim olup, Kılıçdaroğlu sakinliği ile terk ettim olay yerini.Medyada Wenger'e ait en ufak bir açıklama okumadım hafta boyunca.Sanırım bir sonraki Arsenal maçına kadar da hakkımda ileri geri konuşacak yüzü olmayacaktır...
He bu arada Dünya Kulüp Şampiyonluğu Kupası Yarı Final maçı için de rakibim belli oldu.Oynayacağımız takım Japon Osaka AC...Çok yazık olacak çocuklara.
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules