Quote Originally Posted by eGowiCh View Post
Dramatize ettiğim falan yok. Olasılıklardan bahsediyorum, ileride olması muhtemel şeyleri söylüyorum.

Aziz Yıldırım'ın yaptığı bir şey yok ki hatır şikesi kapsamına alayım. Sadece yaşananlar üzerine yapılan bir uyarı var, "İnşallah iyi oynarsın da lekelenmezsin.", bu uyarının da sebebi Leo Franco, Ivesa, M.Şahin, S.Kırıntılı gibi kalecilerin haksız yere lekelenmeleri. Siz başkanın bu lafını istediğiniz yere çekmekte özgürsünüz, ancak bana göre artniyetle söylenmiş bir laf değil, yani "Aman Rüştü, gol yeme ki şampiyon olalım." cinsinden bir laf değil. Eğer öyle bir laf olsa, yani başkan bu tarz şeylere umut bağlasa şampiyonluk için, neden Rüştü'yü bağlamak için uğraşsın, gider Onur'u bağlar, daha önce diğer kalecileri nasıl bağladığı iddia edildiyse, Onur'u bağlar ve işi sağlama alır. 4 sene önce de Denizlispor maçında birtakım şeyler yapardı.

Şu çok net ki, Fenerbahçe pisliklerin kulübü değil. Öyle olsa, 3 sezondur şampiyonluk, 28 yıldır kupa hasreti olmazdı. Fenerbahçe kupada sayısız final oynadı, hepsinde de yenildi, elbette birinde ya hakemi ya futbolcuları bağlardı eğer pis işlerin takımı olsaydı.

Böyle bir şey var mı, Bobo penaltıyı bilerek kaçırmış? İthama bakar mısınız? Leo Franco golü bilerek yemiş. Neredeyse, Arda bilerek sakatlandı, bilerek Fenerbahçe derbisine kadar iyileşmedi denilecek. O kadar vahim duruma geldi ki olay.

Siz dışardan objektif olarak baktığınızda durumun vahimliğini göreceksiniz zaten.

Bugün ligi 3. ve 4. bitiren Galatasaray ile Beşiktaş için "ligde şike yaptılar" iddiası nasıl komik olacaksa, bize karşı yapılan bu çirkinlikler de o kadar komiktir.

Aynı şekilde, Bursaspor için eğer bir şaibe iddiası yapılırsa, o da çok çirkin ve alçakçadır. Bileğinin hakkıyla, söke söke Bursaspor şampiyonluğu kazanmıştır.
Futbolda hile hurda, senin tabirinle pislik sadece teşvik pirimi, rüşvetle olmuyor maalesef. Mesela ilk 15 maçında 8 kart görmüş Emre'nin kalan 10 maçı kartsız tamamlaması, bence olağanüstü bir olaydır. Maçları izleyince hidayete erenin Emre değil, hakemler olduğunu görüyoruz. Etik olmayan bir şekilde sahayı kazan Bilicanın ceza almaması, üzerine yönetimden prim alması da Fenerbahçenin haksız bir şekilde kayırıldığının ve durumdan rahatsız olmadığının kanıtıdır. Derbilerde edilen küfürler ve atılan maddelerin saha kapatma olarak yansımaması da ayrı bir çifte standarttır. Aziz Yıldırımın hakem odasına girdiği halde kulübe yaptırım uygulanmaması da adaletsiz bir kazançtır.

Örnekler çoğaltılabilir. Hatta diğer takımlar için de örnekler bulunabilir, ancak Fenerbahçenin bu sezon genel anlamda lehine kararlar konusunda diğer takımlardan daha ön plana çıkarıldığı gerçeği ortadadır. Fenerbahçenin şampiyon olamaması ve kupayı alamaması bu gerçeği değiştirmez. Çünkü ikisi de tek bir değişkene, Trabzonsporlu ve Fenerbahçeli oyuncuların 2 maçta gösterdikleri performansa bağlanmıştır. Yoksa Fenerbahçenin şampiyon olması için gereken zemin hazırlanmıştır. 34. haftada şampiyonluk kaybedildi diye 33 haftayı bir kenara bırakacak değiliz. Unutmayalım, paranoyak olmanız, takip edilmediğiniz anlamına gelmez.