Galatasaray Rijkaard'ı kovduğu gün kaybetmemeyi garantiledi aslında. Bu maça Rijkaard ile gelinirse çok rahay galip geliriz diye düşünüyordum, onun kovulması ile tedirginlik başlamıştı, medya sürekli Fenerbahçe'yi şişirip, Galatasaray'ı kötülese de, böyle bir durumda, sevilmeyen hoca gönderilmiş, oyunculara tepki var ve oyuncular çıkıp kazanmak için elbette ellerinden gelenin fazlasını sergileyecekti.

Futbolu pek takip etmeyenler ve çoğunlukla da Galatasaray taraftarları farklı kaybederiz ya da kesin kaybederiz yorumları yapıyordu. Galatasaray'ın geleneğe son vereceği en ciddi ortam bu maçtı, Fark olacak bir maç beklemek, son 3-4 günde yaşananlardan sonra fazla hayalcilik olurdu.

Hagi kazanmaya geldik diyor ama kazanmanın zor olduğunu da biliyordu, kalabalık orta saha ile, Fenerbahçe'nin zaaf çektiği bölgeyi kontrol edip, uzaktan şutlar ve Pino'nun hızıyla pozisyona girmeyi düşünmüş. Uzaktan şutlar atıldı ama Volkan'ın bu şutları kolay yemediği düşünürsek, defansın da bu şutları fazla durdurma çabası olmadı, aradan Pino'ya atılacak topları da Yobo çok iyi kesti, neredeyse hatasız oynadı ve Pino ile girdiği bütün mücadeleleri kazandı.

Bir an acaba Yobo alınmasaydı ve bu maçta Bilica oynasaydı ne olur diye düşündüm, tüylerim diken diken oldu, kafamı hızlıca salladım ve tekrar maça döndüm.

Genel olarak çok zevkli olmayan ama mücadele gücü yüksek bir maç oldu. 2 tarafın da belirgin üstünlüğü yoktu sadece üstün oldukları bölümler vardı. Fenerbahçe'nin Dia, Stoch, Alex ve Niang dörtlüsü ile beraber sahada olmamasını düşünüyorum hep ama bugün şartlar da biraz öyle olmaya zorladı. Orta saha alternatifsizdi, anladık ki Cristian'ın da Fenerbahçe mecarası artık sona eriyor, kulübeye başka orta saha olmadığı için, sakatlık durumunda girebilmek için oturtulmuş galiba, başka da orta sahada oynayabilecek oyuncu yoktu. Galatasaray orayı kalabalık tuttu, Emre ve Nehmet'e baskı yaptılar, Fenerbahçe ayağındaki topları kanatlara hızlı aktaramadı, kanatlar orta sahaya gereken desteği veremedi, oyunun konrtolu Galatasaray'da oldu böylece.

2. devre Fenerbahçe'nin hızlı başlaması bu sefer Galatasaray'ı sindirdi, pozisyonlar da vardı ama golle sonuçlanmadı.

Maçın genelinde pek zevk aldığım söylenemez. Fazla da değerlendirilecek şey yok aslında. 2 tarafı da gösterdikleri mücadeleden dolayı tebrik etmek gerekir. Beşiktaş maçıyla kıyasladığımda o maçta kaçan 2 puana daha çok üzüldüm diyebilirim, bugün o maç gibi net fırsatlar ele geçmedi çünkü.

Hakemi hiç beğenmedim, idare eder şekilde maç yönetti, kazasız belasız bitireyim derdindeydi, tek tek pozisyon tartışmayacağım, maç genelinde hiç beğenmedim.

Bir de züğürt tesellisi yapayım kendi kendime, hayata hep olumsuz bakmadığım için, olumlu bakabilecek şeyleri çıkartmak zor olmuyor. Gelenek bozuldu ama hala yenilmeme serisi devam edecek, ayrıca senelerdir derbi kralıdır Fenerbahçe, hem Beşikta hem Galatasaray ile oynanan son 25 maça falan baksak 5 mağlubiyet ancak almıştır ama son 5 senede de alınan 1 şampiyonluk var. Derbileri kazanıp şampiyon olamıyoruz, belki derbileri kazanmadan şampiyon oluruz. İsteyince olumlu bakacak şeyler bulunuyor.