Sizin istediğiniz gibi mi olayım, Ali Sami Yen'de Fenerbahçe kazandığında bayrak dikmesin diye orta alanda nöbet tutan Galatasaraylıları görmek de beni çok mutlu etmişti mesela.
Dua olayı hakkında bir mesaj yazmıştım, kişi ile Allah arasında olan bir şeydir, sen yenilmemek için dya ediyorlar dersin ben kazanmak için ediyorlar derim. Tugay maç başında fark yememek için uğur yaptı derim mesela.
Tırnak yeme olayıysa Semih'in alışkanlığı, endişeli olduğunda tırnaklarını yiyebilir, takım kötü oynarken çıkıp göbek mi atmalıydı?
Geçmişe gideceksek ki dün gece bununla alakalı mesajları sildim, yukarıda yazdığım gibi çok şeyden örnek verebilirim. Geçmişte yapılmış yanlış örnek olarak gösterilemez. o zaman yapılan yanlışsa şimdikini meşru kılamaz yanlış her zaman yanlıştır.
Elbette üzüldük, çünkü kazanamadık, ben kazanamadığımızda üzülürüm sevinmem. Hakemin çok kötü maç yönettiğini objektif olan herkes söyler, pozisyon tartışmıyorum, hakem baştan sona kötü yönetti diyorum, bir tarafı tuttu veya tutmadı da demiyorum.
Galatasaraylıların kendilerini çok küçük görmeleri (olası mağlubiyete hazırlanıp, kayıp edilse ben zaten demiştim, zaten yeniliyoruz gibi bahaneler söylemek için) ama içlerinden asla yenileceklerine inanmamaları hatta dua etmeleri!!! kaybetmemeleri için ki takımı küçük görüp daha fazla sevinci yaşabilesin.
Galatasaray'ı bu kadar küçümsemeyin, o sizin tuttuğunuz takımderbide deplasmanda puan almasını anadolu takımlarının İstanbul'dan puan alması gibi değerlendirmeyin her ne kadar Galatasaray'ın puan alması Kadıköy'den zor olsa da.




