İlk devreyi 1-0 önde kapatırız. Devre arası futbolcular soyunma odasından "bende özledim bende/ topa koşmak isterim/ derman yok dizlerimde" havasında gelir. İkinci yarıyla beraber Buca bastırır, özellikle 45 ile 60. dakikalarda tek kale oynar ve 1-1 yapar. 1-1'den sonra gol bulmak için ileri çıktığımız dakika -75 ile 80 arasında- ikinciyi de yeriz ve maç 2-1 mağlubiyetimizle sonuçlanır. (O soyunma odasında neler konuşuluyor, n'oluyor bilmiyorum ama futbolcular elden ayaktan çekilmiş vaziyette çıkıyorlar oradan... Belki devre arasını dışarıda, çimlerin üzerinde piknik yaparak geçirirsek kazanabiliriz. Yoksa zor... Bakmayın, yılların el alışkanlığı ile Fenerbahçe kazanır diye verdim oyumu...)
Bu yazdıklarım Paok maçından Gaziantep maçına kadar birçok karşılaşmada 1-0 öne geçtikten sonra oyunun ilerleyen bölümlerinde rakibe teslim olunmasına yönelik bir ironidir. Yoksa farklı kazanılacak bir maç olarak görüyorum.

)
