-
Akıcılıktan oldukça uzak, çok durağan, verimsiz bir ilk yarıyı sıkılarak izledim. (Zaten hastayım ve ateşler içinde kıvranıyorum, birde bu oynanan basketbol iyice hafakanlara boğdu.) Rolantide oynadığımız belliydi; bir yerde kıpırdanacağız, üç-beş dakikalık bir tempoyla vurup geçeceğiz. Biliyorum da... O dakika geciktikçe, bunaldım da bunaldım. Telekom yorumcunun iddia ettiği gibi iyi oynamadı. Bizim bu kadar yumuşak ve durağan oynadığımız bir ilk devrede fark yapmalıydı. Hem çok boş şut kaçırdılar, hemde savunmada en az biz kadar kötüydüler. Yine de ilk devre Ömer Onan'ın 16 sayısı bizi maçta tutan başlıca unsur oldu.
Lavrinoviç dış atışlardaki felaket yüzdesi devam etmekle birlikte hayat belirtisi verdi. 10 sayı, 12 ribaunt, 1 asistin yanında 2 top çalma ve 1 blok iyi rakamlar... Ayrıca rakibe yaptırdığı iki hücum faul var ki, hoşuma gitti. Bu gayret iyi niyetini gösteriyor. Özellikle hücum faul aldığı pozisyonlarda tırın önüne atlar gibi kendisini rakibin önüne attı. Bu iyi niyet göstergesidir.
Emir verimliydi. Özellikle 2. devre yaptıklarıyla farkın açılmasında pay sahibiydi.
Kinsey gittikçe Eddie Basden'a dönüşmekte... Skorda daha üretken olmalı...
Sarunas ve Roko ikilisi her an maçın akışını değiştirme potansiyeline sahipler. Roko biraz durgundu ama Sarunas hemen direksiyonu teslim aldı ve arabayı düze çıkardı.
Ve Oğuz... Telekom gibi yumuşak bir boyalı bölgeye sahip takımlar karşısında Oğuz iyi beslendikten sonra neler yapabileceğini gösterdi. Haftanın oyuncusu olmaya şimdiden aday...
Mirsad'ın yokluğunda ve daha maçın başında Kaya'nın kafasını çarpıp çıkmasıyla koca maç boyunca sadece iki uzunla oynadığımız, ve zorunluluk nedeniyle belli bölümlerde dört kısaya döndüğümüz bir maçı böyle kazanmak, hücumda boyalı bölgeyi bu kadar verimli kullanmak çok güzeldi.
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules