Aysal: "Florya çiftliğe dönmüştü"

Galatasaray'da şu ana kadarki başkanlık sürecini değerlendiren Ünal Aysal, kurumsal ve finansal olarak köklü değişikliklere gideceklerini açıkladı.

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, 14 Mayıs 2011 tarihinde seçildiğinden beri kulüpte geçirdiği süreci, icraatlarını ve hedeflerini anlattı.

"Ben önce olayı seyrettim"

Kulübün başına geçtiğinde önce mevcut yapıyı tanımaya çalıştığını ifade eden Aysal, Hürriyet'e verdiği demeçlerde, "Bir günde girdiğiniz kulübün içindeki ortamı çok yakından bilmiyorsunuz. Bu yüzden bir müddet seyretmek zorunda kalıyorsunuz. Bizde de öyle başladı. Ben önce olayı seyrettim. Hepsini tek tek izledim. Erken hareket ederseniz, yanlış yaparsınız. Herkesin değerlerini zamanla görüyorsunuz. Kimin nerede değerli olup yardımcı olacağını anlıyorsunuz. Ben şimdi yavaş yavaş bunları devreye sokmaya başlıyorum. 4.5 ay doldu, arkadaşlarla benim uyumum çok iyi. Kendi aralarındaki uyumu sorarsanız, ona biraz var. Belki 1-2 ay daha zaman ister," dedi.

"Yukarıdan aşağı organizasyon şeması oluşacak"

İlk önceliğinin kulübe kurumsal yapı kazandırmak olduğunu belirten Aysal, "Bazı kurumsal şeyleri de düzelteceğiz. Mesela Deloitte ile anlaştık ve bize 16 haftalık bir çalışma yapacaklar. Kulübün tamamını inceleyecekler. G.Saray'ın organizasyon şemasını oluşturacaklar. Geçen hafta imzaladım bu sözleşmeyi. Yukarıdan aşağı organizasyon şeması oluşacak. Benden sonra kim gelirse gelsin, -bir otobüs şoförü bile olsa- o sistem içinde hareket edecek. Yani başkanların keyfine göre hareket etmeyecek. Bunu tatbikata sokacağız. Aynısını Futbol Federasyonu da yaptırıyor. Bunun tüzüğe de etkisi olacak. Ondan sonra eğer gerekiyorsa tüzük değişikliği ile bir seçim düşünülebilir. En büyük projem bu. 2.5 yılım var bunun için. Merkezi Manchester'da olan Deloitte'ın sırf futbola bakan branşları var. Onlar yönlendirecekler. Bu işin başına da sayın Aka Gündüz Özdemir'i koyduk," şeklinde konuştu.

"Borcun sıfıra inmesi lazım"

Sarı kırmızılıları en çok endişelendiren konu hakkında da açıklama yapan Aysal, "Diğer büyük projem ise finansal konu. G.Saray'ın 300 milyon dolar borcu varsa bunun sıfıra inmesi lazım. Ondan sonra da ileri dönük birtakım tedbirlerim var. Bundan sonra G.Saray ileride de borca girebilir. İşte o anlarda, her borca girişte hangi manevralarla o borç sarmalından çıkıp, bankaların kucağına düşmez. Onun hazırlığı var. Bu da sistemin bir parçası," ifadelerini kullandı.
"Reyes olmadan Forlan'ı ne yapayım?"

Atletico Madrid'le 3 futbolcu için anlaşmaya varmalarına rağmen yalnızca Ujfalusi'yi transfer edebilmelerinin iç yüzünü de anlatan Başkan Aysal "Reyes, Forlan ve Ujfalusi üçlüsünü alsaydık bizde çok iş yapardı. Tıpkı 2000 senesindeki Rumenler gibi. Ben adamları almaya gitmiştim. Transfer bitmişti yani. Atletico Madrid Başkanı Miguel Angel Gil de Arda'yı almaya buraya geldi. Yemekte buluştuğumuzda Miguel, 'Lütfen bu anlaşma 2-3 gün duyulmasın. Yoksa zor durumda kalırım' dedi. Ancak biz Ritz Oteli'ne gittik ve Reyes'in menajeri ile el sıkışırken, benim telefonlara her taraftan mesaj gelmeye başladı. '3 oyuncu almışsınız, tebrikler' diyorlardı. CIA böyle çalışamazdı. Tüylerim diken diken oldu. Miguel aradı, 'Bu iş soğuyana kadar olmaz. Reyes'e çok tepki var' dedi. Reyes'te sıkıntı çıktı. Bana Forlan ve Ujfalusi'yi önerdi. Ben de 'Reyes'i almazsam, Forlan gibi pahalı bir oyuncuyu tek başına ne yapayım? Sizden bir iskelet almak istiyorum' karşılığını verdim," dedi.

"Florya çiftliğe dönmüştü"

Kulübe geldiğinde karşılaştığı en büyük sorunun futbol yönetiminden kaynaklandığını belirten Başkan aysal, "Florya Metin Oktay Tesisleri için iyi bir ekip kurduk. Şunu samimiyetle söyleyeyim; mevsim başında aldığımız Florya'nın içine dünyanın en iyi yabancı teknik direktörünü getirsem, adam asite girmiş ve çıkmış gibi olurdu. Florya'da disiplin falan kalmamıştı. Kimin ne yaptığı belli değildi. Kısaca çiftlik haline gelmişti. Oraya, bilen bir adamın girmesi gerekliydi. Buraya tek gelecek isim Fatih Terim'di. Fatih Hoca'dan başkası oradaki durumu toparlayamazdı. Abdürrahim Albayrak da her zaman onun yanında. Fatih Terim'e şunları söyledim: 'Hocam şurada bir ilmik var. Bir ucu senin boynunda, diğer ucu benim boynumda. Biz aramızda frekansı kuramazsak, ikimiz birden boğuluruz. Onun için beraber koşmak zorundayız, birimizin başarısızlığı, diğerinin başarısızlığı olur. Futbol konusunda ne yaparsan... As, kes, oynat; bizden hiçbir şekilde kritik gelmeyecek sana. Ama futbol sahasının dışındaki kararlar benim kararlarım," dedi.
"Gidenin önünde durmam"

Arda Turan'ın tartışmalı gidişine de değinen Başkan Aysal, "Arda beni aradı ve telefonda yalvardı. 'Başkanım beni bırakın, gitmek istiyorum. Bu benim istikbalim. G.Saray'a yıllarca hizmet ettim. Bu hizmetin karşılığında siz de bana destek verin' dedi. Ben de son gün, hatta son saat Fatih Hoca'ya sordum. 'Bana gitmeyeceğini söylüyordu ama isterse gitsin' dedi. İş hayatımda da böyleyim. 'Gitmek istiyorum' diyen kimsenin önünde durmadım," şeklinde konuştu.