Hakem hatasını karşılıklı konuşabiliriz hatta Melo'nun pozisyonuna daha doğru açıdan olacak şekilde çizgi ayarlayabilirim ve bunun üzerinden tartışabiliriz. Tüm pozisyonları tek tek tartışıp hakemin hatalarını belirleyebiliriz hatta belki bilmediğimiz kuralları öğrenir, öğretiriz. Bunlar çok çok ayrı noktalardır.
Eboue'nin derdini yine beraber konuşabiliriz. Amacım cisim yememekse ilk hedefim oradan uzaklaşmak olmalıdır. 2 cisim yer hızla tacı atarım. Orada ah taş geliyor, bakın tacı atamıyorm dersen atılan cisim 5 ken 20 olur. Artık ne zaman top sana gelse sen saha kenarına gelsen tepki de yersin, cisimde yersin. Bunlarda çok çok ayrı noktalardır.
Beşiktaş'ın, Galatasaray'ın sezon boyu durumlarını, bu maçtaki durumlarını kritik yapabiliriz. Bunlarda çok ayrı noktalardır.
Beşiktaş taraftarının sahaya atlaması, yaptığı diğer olumsuz şeyleride ayrı ayrı konuşuruz. Bunlarda çok farklıdır.
Hakem hakkımızı yedi, Eboue tahrik etti, Galatasaray'da berbat oynadığı halde kazandı. Tabi ki seyirci tahrik olacak tabi ki taşkınlık yapacak dediğimizde bu olmaz. Bir de bunun sonuna sakın sakın ben bunları savunduğum için söylemiyorum dersem hiç olmaz. Çünkü açıkça yapılana bir neden buluyorsam savunuyorumdur.
Görüşlere saygılıyım ama görüşler yanlışı göstermediği sürece... Sahaya atlayan adamı emniyet bırakıyor, arkadaşları sen ne yaptın demiyor, fanatik kalemler helal koçum diyor, biz burada elbette tahrik ederlerse bunlar olur diyoruz = bu adam bir sonraki maçta yine sahaya atlıyor.
Çünkü teşvik ediyoruz.
Bunların haricinde Beşiktaş taraftarı hakeme yüklenmek adına Kırmızı Kırmızı demiştir. Değerlendirirken şartlarıda göz önüne almamız lazım. Ben başka maçlarda hakemlere bu kadar yardımcı olduklarını görmedim. Hakemi yakalamışken iyice ezme noktasına getirdiler. Hatta Ernst bile hakeme bu manada tavır koydu ve bize değil onlara ver dedi, kart görmedi. Bana kalırsa dün gece Hüseyin Göçek'in son maçıydı. Bu süreçten sonra hakemliği bırakması lazım çünkü otoritesi, her şeyi yerle bir oldu.


