3 temmuz olayını çok küçümsüyorsunuz, bununla dalga geçiyorsunuz ya, herşeye rağmen yıkılmayan Fenerbahçe hala sizi yeniyor ya, bir eli yağda, bir eli bağda sezon geçirirken, hemen hemen her maç öncesi bir açıklama, alınan bir kararla sinirleri bozularak maça çıkan Fenerbahçe hala sizi yendiği takdirde şampiyon olma şansına sahip ya, ligden düşer, dağılır, parçalanır diye beklerken, tüm camia birlik olup bu mücadelede savaşıyor ya, kıskanmamak elde değil tabi ki.

Ve tüm bu yaşananlara rağmen, 2 kupanın da favorilerinden hala Fenerbahçe. Deplasman maçına çıkacağı gün TFF başkanının teknik direktörünü çağırıp pazarlık yaptığı bir takım, o görüşmeden çıkıp maça giden bir teknik direktör.

Size çocuk oyuncağı gibi geliyor sanırım bu süreç. Ve hala bu sürece rağmen, bu duruşa saygı duyacağınıza, bununla dalga geçiyorsunuz ama kader işte, öyle bir mağlubiyet veriyor ki, hazımsızlıktan mide ağrıları çekiyor, nasıl saldıracağınızı şaşırıyorsunuz.

Sezona kimse şampiyon oluruz diye başlamadı, taraftar şampiyon olmasanız da mücadele edin diyordu. Bu mücadelenin düştüğü anlarda kötü oynadılar diye değil, taraftar kadar savaşmadılar diye kızdım oyunculara. Ve bu sezon onların onur mücadelesi. Taraftar şampiyonluk beklemiyor ama bunu çok istiyordu çünkü gelecek bir şampiyonluk herkesi susturacaktı. (Görünen o ki susmamak için pek çok bahane şimdiden ortaya çıkmaya başladı bile)

Şampiyonluğu 2 defa son maçta kaybetmiş takımın taraftarıyız. Bu sezon da son maçta şampiyonluk gidebilir, bu süreçte yaşananlardan sonra o çok fazla koymaz, bana şu anda Fenerbahçe'nin şampiyon olma ihtimali arttığında, şekilden şekile girip ne diyeceğini bilemeyenleri izlemek yeterince keyif veriyor zaten.