Kupada yarı finale çıkmamız takımın itibarı için iyi olurken fikstür sıkışıklığı açısından kötü olmuştu. 2 kupa maçı sebebiyle ertelenecek 2 maç sıkıntı yaratacaktı. Kazasız bir şekilde atlatmak gerekiyordu. Geçen aya ait kulüp raporlarını inceleme fırsatı bulamamıştım. Gelen raporları incelediğimde inanılmaz bir bilgi gözüme takıldı. Kulübün kasasında sezon başında 200.000€ gibi bir para vardı. Ancak Ocak ayının raporlarında kulübün 537.000€ kar ettiği yazıyordu. gözlerime inanamamıştım. Bilançoyu incelediğimde ise raporda bir hata olmadığını gördüm.
32. Maçımızda rakibimiz düşme hattında zor zamanlar geçiren
Nuneaton takımıydı. zayıf rakibimize karşı deplasmanda zorlanmadan
Zapata'nın Hattricki ve Derbyshire'ın golleriyle
4-0 gibi bir skorla farklı galip gelmesini bildik.
FA Trophy'de 2 ayaklı yapılacak
Yarı final mücadelesinde rakibimiz Skrill Güney liginden
Woking takımıydı. Dag&Red maçında kariyerimizin 300. maçına çıkarken bu maçla birlikte Hereford'un başında 100. maçıma çıkacaktım.
Bunun ayrı bir heyecanını yaşarken Kiralık forvetimiz McEwan'dan gelen haber bizleri şoke etmişti. Genç takımla çıktığı maçta Baldır kasında yırtık oluşan oyuncu sahalardan en az 5 ay uzak kalacaktı.
Bu sakatlık her ne kadar morallerimizi bozsa da takıma gitgide alışan
Zapata ve Derbyshire'ın artan performansları beni mutlu etmekteydi. Kendi sahamızda karşılaştığımız rakibimizi kontrol altında tutmakta çok zorlandık ve maçın hemen başında penaltı golü ile öne geçsek de rakibimiz karşısında bir varlık gösteremedik. Şansımızın da yardımıyla rakibin 61. dakikada kendi kalesine attığı gol ile sahadan
2-2 beraberlikle ayrılıyorduk.
Bu maçın ardından ise yorgun takımımız ligdeki
33. maçında
Cambridge karşısında topun kontrolünü elinde tutsa da rakibin hızlı ataklarına engel olamadı ve deplasmandan
0-4 gibi ağır bir yenilgiyle ayrıldı.
FA Trophy'de
Yarı final 2. Maçında
İyileşen Irvine'i da sahaya sürdük. Ancak oyuncudan verim alamayınca saha kenarına aldık kendisini. İlk yarısını
1-2 yenik kapattığımız maçta
Zapata'nın 2 ve
Stokes'un 90+1'de attığı muheşem serbest vuruş golü ile sahadan
3-2 galip ayrılıyorduk.Geçen sezon Yarı finalde elendiğimiz kupada artık mutlu sona 1 adım kalmıştı.
34. maçımızda rakibimiz
Braintree takımıydı. Evimizde ağırladığımız rakibimizi gol yollarında zorlandığımız maçta
Zapata'nın golü ile
1-0 devirdik. Bu galibiyet bize zirve yolunu açmış oldu. Maç eksiği ile 3. sıradaki takımımız önümüzdeki 2 maçı da kazandığı takdirde liderlik koltuğuna oturacaktı.
35. maçımıza çıkarken rakibimiz devre arasında teknik direktör değiştiren
Aldershot takımıydı. 19. sırada bulunan rakibimiz kendini aşağılardan kurtarmak istiyordu. Ancak rakibimiz istediğini alamadı ve sahadan
Irvine'in muhteşem performansı ile
2-1 galip ayrıldık.
Kupa nedeniyle ertelenen lig sonuncusu
Ebbsfleet takımına karşı
36. maçımıza çıktı. Artık takımın yorgunluğu iyice üst düzeydeydi. İdeal 11'imden çok farklı bir takım kurduğum maçta (İrvine orta sahada oynamak zorunda kalacak kadar farklı

) sahadan 78. dakikada attığımız gol ile
1-0 galip ayrıldık. Bu galibiyet bizi tekrar ligin zirvesine taşıyordu. Bir sonraki maçımızda Wrexham karşısında psikolojik üstünlük kurmamızı sağlamasını umuyordum bu durumun.