Ufak bir ekleme yapacagim. Cunku Besiktas'in isi gercekten cok cok zor kisa donemde. Mayis ayi sonunda Besiktas'in bir yillik geliri, borcunun %61'i idi. Bu Fenerbahce'de %86, Galatasaray'da ise %110.
Yani kisacasi eger Besiktas butun bir yil hic bir harcama yapmasa (hic oyuncuya odeme yapmasa, hic oyuncu transfer etmese, hic deplasmana gitmese, hic mac yapmasa, forma satsa ama sattigi formayi bedavaya mal etse vs.) ama bir turlu butun gelirleri elde etse bile borc bitmiyor. Bunu iki yil ust uste yapsa ancak borclar bitecek.
Ayrica mevcut giderleri de gelirler karsilamiyor. Yani borc buyumeye devam ediyor (bu butun kuluplerde boyle gerci).
Besiktas bir ara donemde. Kaliteli transfer yapacak pek kaynagi yok. Bu nedenle de transfer yaparak cozum uretmek, eksikleri tamamlamak zor. Borclari asgari seviyede odeyip, olabildigince ucuz maliyetli bir takim kurarak idare etmek zorunda. Finansal acidan rakiplerini gecemiyorsan, onlari baska turlu gecmeye calisacaksin.
Sonucta futbol'da kazanmanin, basarili olmanin, tek bir yolu yok. Su anda bence Besiktas'in en cok ihtiyaci olan istikrar. Ve ozellikle teknik kadro istikrari ve dogru planlama.
Galatasaray'in finansal zorluk cektigi donemde Adnan Polat istikrarli bir yolu secmek yerine taraftari heyecanlandiracak transfer yapip durdu. Surekli teknik direktor degistirdi. Halbuki finansal zorlugun oldugu donem, Galatasaray'in en istikrarli olmasi gereken donemdi. Fakat Adnan Polat Galatasaray'i Fenerbahce'nin yonetildigi gibi yonetmeye kalkti.
Ayni hataya Besiktas'in dusmemesi gerekli. Taraftarin sabirli olmasi, Onder Ozen ve Slaven Bilic'i rakiplerinin butceleri ile degil, Besiktas'in butcesi ile degerlendirmesi gerekli. Umarim Onder Ozen projesi, daha fazla gelir kulube girene kadar taraftari oyalama amacli bir proje degildir.



Alıntılı Yanıtla