Evet imzalar atıldı.
Ertesi gün ufak bir toplantı düzenlendi, klübü tarihi ve klübü tanıma amacıyla.
baya keyifli bir ortam oluştu. Özellikle başkan sıcakkanlıydı.
Klübün tarihini inceledikten sonra bayağı bir köklü klüp olduğunu öğrendim tam "125" yıllık bir çınar ağacı.
Finansal açıdan durumumuzu inceledik, Tabiki tesisleri gördükten sonra bu konudaki beklentimi çokta yüksek
tutmanın pek bir manası yoktu.
Yönetim olarak çıtayı çok yüksekte tutmak istemeyen fakat dişli bir takım olmasını istiyorlardı.
Hem yüksek tutma hemde dişli takım olsun iste
Bütçemiz
Maaş bütçesi: Aylık 10.000£
Transfer bütçesi : 0£
Bütçenin düşük olmasını zaten beklemiştim. Tesislerimiz de gördüğüm kadarıyla kötü durumdaydı.
İçimden bir "Eyvah yandık!" çekmedim değil doğrusu.
Ardından bir oyun stilim ve felsefemi uygulamak isteyip istememem soruldu ve ben
Hücum futbolu oynayan, Sürekli pas yapan ve topa hakim bir oyun stilini benimsiyordum.
Ardından asistan menajerim ile ufak bir görüşme yapmak istedim.
Takımımızı tanımak için as takım ve yedek takım arasında bir maç düzenleme fikrinde bulundu.
Açıkçası Kendi takımımı, kendi takımımla kıyaslama fikrine hiçte sıcak bakmıyordum.
Oyuncularım hakkındaki verileri aylık olarak bana sunmasını istedim.
Bunları belirttikten sonra toplantımız sona erdi. Artık gazeteci arkadaşlar ve basın ile görüşme vaktim gelmişti.
Birkaç gazeteci arkadaşa röportaj verdikten sonra artık takımla tanışma vaktim geldi.
Birkaç saat sonra semtimizin internet sayfasında haberimiz yayınlandı.


