Devam...

--------------------------------


Avrupa'daki bir diğer maçımız Bremen'leydi. Deplasmanda güzel bir oyunla 3-1 galip geldik. Avrupa'da 3'de 3 yaptık. İlk mağlubiyetimizi Bremen'den Torino'daki maçta aldık. Sahamızda olmaması gereken bir sonuçla 1-0 mağlup olduk.





Inter'e karşı sezon başında mağlup olmuştuk, şimdi de Milan maçı vardı. Bu maçı kazanırsak üst sıralardaki yerimizi koruyabilecektik. Milano'daki maçta herşey istediğimiz gibi gitmedi ve 3-1 mağlup olduk.



Bu maçtan sonra Roma maçına kadar oynadığımız 11 karşılaşmada, 4 beraberlik, 7 galibiyet aldık. 4 beraberlikten 2'sini İtalya Kupası'nda gördük. İçerde 1-1 berabere biten ilk maçın ardından, deplasmanda golsüz beraberlikle sona erince maç rakibim Parma, deplasman golü kuralıyla tur atlarken, biz kupadan erken elenmenin hüznünü yaşıyorduk.


Gelelim 11 maçlık seriyi bozan Roma maçına. Deplasmanda oynanan bu maçı da 3-1 kaybederek, Inter, Milan ve Roma'ya birer kez yenilmiş bulunmaktaydık. Bu maçları kaybetmesek, şu anda lider olmamamız için hiç bir neden yoktu...




Roma maçından sonra evimizdeki Livorno maçında fazla zorlanmadık ve 3-0'lık üstünlüğümüzle sahadan ayrıldık. Şimdi Delle Alpi'de Inter'i ağırlıyorduk. Arada 5 puanlık bir fark vardı. Bu maçta puan kaybı yaşanması şampiyonluğa elveda diyebileceğimiz anlamına gelebilirdi. Maçta her zamanki gibi ofansif oyun yerine daha kontrollü oyunu tercih ettik. 62. dakikada Martin Petrov'un ayağından bulduğumuz golle karşılaşmadan 1-0 üstün ayrıldık ve liderle farkı 2'ye düşürdük. Şimdiki hedef mümkün olan en kısa zamanda liderlik koltuğuna oturup, sezon sonuna kadar o koltuktan inmemek...