Sayfa 4 / 4 İlkİlk ... 234
91 ile 115 arası toplam 115 sonuç

Konu: Avrupa'da Başarı için Neler Yapılmalı?

Hybrid View

  1. #1
    Nesil
    2007
    Yer
    CORLU
    Mesajlar
    590

    Default

    Quote Originally Posted by EmperoR View Post
    Fazla hayaller icinde yasiyorsun Serkan.Galatasaray´dan habersiz oldugun ne kadar da belli...
    Simdi teker teker aciklamayacagim takimin durumu,zaman sana en dogru cevabi verecektir.
    NisRoc oynanan futbol ortada,ha sen bunu göremiyorsan bisey diyemem.
    Önemli olan 11 Türk futbolcumuzla oynamak,onlara güvenmek.Gerisi elbet gelir.
    Güzel futbola puan verildiğini bilmiyorum kusura bakma

  2. #2
    Nesil
    2006
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5,885

    Default

    avrupa'da basarı ıcın oncelıkle kulüplerimizin altyapılarına önem vermesi gerekir baktın olmuyor ondan sonra dış piyasaya yönelirsin alt yapın sağlamsa ve gençlerin yanına kaliteli yabancıların varsa ve herşeyden önemlisi hırslıysan başaracagım deyıp de basaramadıgın bırsey yoksa tamamdır

  3. #3
    Nesil
    2006
    Yer
    Ordu
    Yaş
    38
    Mesajlar
    5,530

    Default

    Herkez takmış bir kontejan'a...
    Kontejan açılırsa basarı hemen gelmez..Baska seyler yapılması lazım..[/B]

    Serkan ezbere konusmasan iyi olur..

    1-Nonda 3 haftadır turp gibi ne oldu yedek,Sürekli Hakan'la degisiyor..
    2-Lincoln 2 haftadır turp gibi ne oldu yedek,Ayrıca yarında lincoln oynamıyor.
    3-Song'da oynatılmıyor yarın...

    İşinize gelmeyince sallayın...Topal'ı suanda takımdan kesecek biri yok önce bunu ögrenin..Farkındamısın o dedigin yabancular hepsi geldi üstelik sakat degiller hepside manisa ve konya maçında yedek'di
    Kalli gereken dersi vermeye devam ediyor..Bakalım 3 veya 4 hafta sonra ne diyeceksin

    Yarın'ki maç kadrosuna bak bakalım yabancılar yine yedekde olacak..

    Sunuda eklim;Lincoln kasımpasa macında oynar herhalde arda cezalı
    Last edited by Emurafu : 20.Şubat.2008 at 20:21

  4. #4
    Nesil
    2007
    Yer
    CORLU
    Mesajlar
    590

    Default

    büyükpivot ne komiksin yaf Galatasaray'ın yabancı oyuncu başarısızlığını sunmuşsun arayada Fener'i katmışsın Maldonado'yla Neyse yaa daha fazla uzatmaya gerek yok. Ne desek boş

  5. #5
    Nesil
    2006
    Yer
    Türkiye
    Yaş
    34
    Mesajlar
    3,150

    Default

    Quote Originally Posted by NisRoc View Post
    büyükpivot ne komiksin yaf Galatasaray'ın yabancı oyuncu başarısızlığını sunmuşsun arayada Fener'i katmışsın Maldonado'yla Neyse yaa daha fazla uzatmaya gerek yok. Ne desek boş
    Gülmek istiyorsan seni mizah bölümüne alalım. Ben kendi takımımı eleştirme erdemini göstermişim, sen ise cevap bulamayınca laf çeviriyorsun. Maldonado kötü transfer demedim dikkatini çektiyse, ki yazdığımın tamamını okuduğunu bile zannetmiyorum, Maldonado'nun mevcut durumda gereksizliğini söylüyorum. O mevkide 3 tane gayet kaliteli Türk oyuncuları varken gidip onu almanın gereksiz olduğunu vurgulamak istedim. Ama senin amacın millette artniyet aramak olunca öyle anlamışsın.

  6. #6
    Nesil
    2007
    Yer
    Finlandiya'dan selamlar
    Yaş
    33
    Mesajlar
    2,779

    Default

    Barusso hem sag bek, sag kanat ve önlibero olarak oynuyabiliyor. o yüzden bos transfer degil.

  7. #7
    Nesil
    2001
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    41
    Mesajlar
    5,405

    Default

    Maldonado boş transfer D-E-Ğ-İ-L!

    Sizin gibi yazayım dedim, Milan niye kanat almıyor da sürekli orta saha önlibero alıyor, o bölge niye kabarık, niye Emerson alındı onca orta saha oyuncusu olmasına rağmen? (Ambrosini,Gattuso,Pirlo,Brocchi,Seedorf,Emerson)
    Hatta Emerson doğru düzgün oynatılmıyor bile..

    Savunma futbolu oynarken tam ofansif kanat alıp da ne yapacaksanız, kanat oyuncusu savunma yapmayacak, oyununuzu bozacak.Savunma futbolunu bilen orta saha oyuncuları alır, elinizdeki çok yönlü oyuncuları kaydırırsınız.

    Bir de şu var, dünyada 1 tane daha C.Ronaldo yok yada çok fazla etkili oyuncu yok, o yüzden parayı gereksiz isimlere harcamanın da anlamı yok.Milan en iyisini yapıyor, iyi isimleri alıyor, çok yönlüleri kaydırmaya devam ediyor.

    Barusso sağ bek,sağ kanat oynayamaz, Appiah'ın özelliklerine sahip deneyimsiz bir oyuncu.Sadece göstermelik oynar, Sabri'nin verdiği katkıdan fazlasını yapmaz o mevkilerde.
    Barusso DMC değil, top kapıp geniş alanı tek başına kontrol edemez.Zamanlama ile geniş alanda rakibin çıkışlarını kontrol edemez.

    Barusso, Appiah tarzı oyuncular MC'dir, çift yönlüdürler, ne tam defansif ne tam ofansiflerdir, her iki oyun tipinden de biraz bulunur ama hiçbirinde uzman değillerdir.Bu tür oyuncular pek kalmadılar, o yüzden oldukça popüler oluyorlar, aynı zamanda fiziklidirler de.
    Kesinlile bir DMC ile birlikte oynamak zorundalar, yoksa performansları çok zayıflar.

    Barusso hazır bir oyuncu değil, dolu dolu bir transfer değil (iyi oyuncu değil ya da kötü oyuncu demedim).


    Başarı uzun vadede gelir, doğru oyuncu politikası ve maddi yükümlülükler ile.
    Oyuncu yetişmiyorsa zorlamanın alemi yok, parayı basar alırsınız ama alırken de çok oyuncu transferi arkadaşlığı bozar, takımdaşlığı etkiler.103 gollü rekoru kırılamayan efsane Fenerbahçe kadrosu bir sene sonra dağıldı, parçalandı.O takıma sürekli transfer yapıldı, oyuncular bas bas bağırdılar basına arkadaşlık ortamımız bozuldu, bizi transferler bozdu diye.

    O yüzden yabancı kuralından korkmayın, başarılı takımı yükseltir, başarısızı yükseklere çıkarmaz.Yabancı bir dikiştir, boyutu kullanılan farklı malzemeye göre değişir.Yabancının çok olması ülkeyi etkilemez, ülkeyi etkileyen yabancıya malzeme olan yetersiz altyapı ve okullara sporun yayılamamasıdır.

    Fransa sürekli göçmen alıyor ve yasaları var.Bu yasalar çerçevesinde sürekli göçmenler geliyor, eski ve varolan sömürgelerden insanları kabul ediyorlar.Kimi Fransız oluyor, kimi değiştirmiyor vatandaşlığını.Bu arada ülkedeki ırk ve renk sayısı karmakarışık hale geliyor ama kimse gücenmiyor bundan, kendisini Fransız hisseden Fransız kabul ediliyor.Onlar için varolan başarı çözümdür, hangimiz hangi oyuncunun gerçek Fransız olduğunu biliyoruz Dünya Şampiyonu Fransa Milli Takımı'ndan?..

    Fransız hisseden Fransız ise Türk hisseden Türk değil midir?Atatürk 'Ne Mutlu Türküm Diyene' dememiş miydi?

    Fransa sadece sömürgeler ile başarıya endeksli değil, altyapı sistemi de çok olgundur, bir çok kulübün 'Spor Akademi'leri bulunur, antrenman sahaları bile özeldir, ligimizin A takım antrenman sahalarına benzer..

    Zidane bir spor akademisi mezunudur, o akademilere her yıl dünyanın en önemli hocaları davet edilir, gelenler arasından bazıları bir müddet daha kalır ve oyunculara ücret karşılığı birikimlerini aktarırlar.

    Altyapı diyoruz, bugün Galatasaray altyapısı üretkenlikten uzak.Tamamiyle U21,U19,U15 Milli oyunculara yöneliyor, neredeyse tamamı bu tarz transfer oyuncular, Galatasaray altyapıda bir şey yetiştirmiyor, hazır oyuncuları alıyor, üzerine bir şey katmasını bekliyor.Zira tesis, hoca diye bir şey yok ligimizde.Avrupa'da bizim toplam tesislerimizin 10 katı toplam tesisleri var takımların.
    Fenerbahçe, Beşiktaş da akıllandı, aynısını yapıyor, zira yetiştirecek World Class hoca yok, akademi yok, tesis yok.O çocuklar suni çimlerde oynatılmaya devam ediliyor, bol bol pohpohlanıyor, şımartılıyor, kıyaklarla istenen isimler hakedenlerin önüne geçiyor.Kıyak isimler diğerlerinin ayaklarını kırmaktan hiç çekinmiyor, bazı takımlar bu oyuncuları korumak yerine görmemezlikten dahi gelebiliyor (bu bir arkadaşımın bizzat başına gelmiştir).

    Siz de çok iyi biliyorsunuz o kadar yabancı geliyor ama vasat üstü oyuncular bile dayanamıyor eleştirilere, burada oynamak çok zor, sadece yararlı olanlar kalıyor.

    Yabancı serbest kalsa belki 2 sene oyuncu dolar, sonra hepsi gönderilir.Yabancı alanlar oyuncu seçmeye çalışırlar, çünkü ellerindeki yerliler artık değerli olmaktan çıkmışlardır.Seviyeyi yakalamak için kalitelilere yönelirler, eldeki sağlam yerliler Anadolu'da kalırlar, onların da şampiyonluk şansı olur.Çok fazla alternatif olur, bir çok oyuncu hakkı olan Milli Takım'ı görür, Milli Takım hocası sadece 3 büyükleri ve altyapılarını görmekten vazgeçer çünkü.

    Genç oyunların oynaması onların deneyim kazanmasına yarar sağlayacaktır ama her oyuncu aynı seviyede gelişim gösteremez, dengesiz bir popülerlik oyuncuya gelişim yerine köstek olabilir, teknik ve oyun bilgisi zamanla oturur, genç oyuncuları insanların önüne atarak kurda kuşa yem etmenin manası yok.
    Last edited by Cengo : 07.Mart.2008 at 15:35
    TURKSPORTAL Interactive - FM Türkiye

    Cengiz Haskan
    Fenerbahçe Araştırmacısı

  8. #8

    Default

    Bugün ülkemizde rezerv bir lig kurulması şart.Takımlarda şans bulamayan oyuncular,genç oyuncular orada oynayacak,kulübede çürümemiş olacaklar.

    Avrupa'da daimi başarı için ekonomik güç de lazım.Diyoruz neden bu ligde sadece 3 büyükler var.Bugün bir Anadolu takımının Süper Lig'de tutunabilmesi için 14-15 Milyon Euro'luk net bir geliri olması lazım.E bunun 8-9 Milyon'u Tv gelirlerinden,iddaa'dan ve reklamlardan geliyor.Kulüplerimizde bu kalan açığı kapatmak için oyuncu satıyorlar.Bu başka yollardanda çözülebilir.Örneğin Gaziantepspor'u ele alalım.Gaziantep'teki bütün fabrikalar her yıl 10.000 $ verse 4-5 Milyon $ 'lık bir gelir yapar.Kulüplerimiz de ligde daha iyi yarışırlar..

  9. #9
    Nesil
    2001
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    41
    Mesajlar
    5,405

    Default

    İyi oyuncuları Türkiye'ye çekme yolunu açmadan ligi pazarlayamazsın, pazarlayamadığın için para da gelmez, altyapıyı da aynı anda yayman gerekir tüm Türkiye'ye..
    TURKSPORTAL Interactive - FM Türkiye

    Cengiz Haskan
    Fenerbahçe Araştırmacısı

  10. #10
    Nesil
    2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    8,046

    Default

    Sevilla maçından önce FBTV'de yapıla röportajlarda futbolcular ve teknik heyetin ağzından Roberto Carlos'un ismi düşmüyordu.Carlos'un gelmesiyle tüm klübün vizyonunun değiştiğini artık avrupa futboluna daha farklı baktıklarını söylemişlerdi ve Carlosun yokluğunda 5 yabancı ile Sevillada harika futbol oynayıp onları eleyebildik.

    Demek istediğim bu tip tecrübesi yüksek oyuncuları alıp takıma uyum sağlatabilirseniz başarı aynı oranda gelirBu tip oyuncular diğer oyucularada büyük güven kazandırıyor ve yeteneklerini daha iyi kullanabiliyorlar Avrupa takımlarına karşı o eziklik kayboluyor.Aynı durumu Hagi Popescu Taffarel gibi oyuncuları alıp avrupada tüm başarıları yakalayan Galatasarayda da gördük

  11. #11
    Nesil
    2006
    Yer
    Aşk-ı Şehir
    Yaş
    35
    Mesajlar
    3,285

    Default

    Quote Originally Posted by Fernando Gago View Post
    Sevilla maçından önce FBTV'de yapıla röportajlarda futbolcular ve teknik heyetin ağzından Roberto Carlos'un ismi düşmüyordu.Carlos'un gelmesiyle tüm klübün vizyonunun değiştiğini artık avrupa futboluna daha farklı baktıklarını söylemişlerdi ve Carlosun yokluğunda 5 yabancı ile Sevillada harika futbol oynayıp onları eleyebildik.

    Demek istediğim bu tip tecrübesi yüksek oyuncuları alıp takıma uyum sağlatabilirseniz başarı aynı oranda gelirBu tip oyuncular diğer oyucularada büyük güven kazandırıyor ve yeteneklerini daha iyi kullanabiliyorlar Avrupa takımlarına karşı o eziklik kayboluyor.Aynı durumu Hagi Popescu Taffarel gibi oyuncuları alıp avrupada tüm başarıları yakalayan Galatasarayda da gördük
    Çok çok haklısın Deniz. Ligimizde şöyle bir kanı mevcut. "33 yaşında ben bu oyuncuyu ne yapayım?" Aynı şekilde V.Manisaspor Denilson'u almayıp Zelenka'yı almıştı. Daha niceleri var. Mesela ben Trabzonspor başkanı olacam ne yapıp eder Cafu'yu getirmeye çalışırım. Olmadımı daha nice isimler var.
    I'm back...

  12. #12

    Default

    Avrupada başarılı olmak için doğal olarak kalitesi belli bir seviyenin üzerinde bir kadro bulundurmak gerekiyor. Galatasaray bu sene bu kadroya sahip ve çoğu Galatasaray'lı taraftar hatta yöneticiler bile bu kadroya bakarak Kadıköy'de finali hedefliyor. Daha yolun başında bu hedef doğru mu peki? Tabii ki doğru değil. Nihatla geçen sene röportaj yapılıyordu. Villareal çok iyi durumdaydi sanırım ligin ortalarıydı ve 3. sırada yer alıyorlardı. Dediği şuydu "Maç maç bakıyoruz. Hedefimiz şampiyonluk, 2.lik ve ya 3.lük değil. Her maça final gibi bakıyoruz, final havasında oynuyoruz." . Sonuçta da ligi 2. bitirip ŞL ye direkt katıldılar. Başarıyı yakaladılar. Galatasaray ise direk finali hedefliyor. Ligin açık ara en güçlü takımı olursan bunu yapabilirsin (Türkiye liginde olduğu gibi). Fakat karşında Sevilla, Milan, Hamburg gibi bir çok iddialı takım var. Sen hedefi orası koyarsan her maçına final gibi bakmassan. Bütün maçlarında tüm gücünü ortaya koymassan bunu yapamazsın. Aklı başında herkes Galatasaray için finalin hayal olduğunu biliyor. Galatasaray için UEFA kupasında çeyrek final bile başarıdır. Ama bu aklı başında kimseler Galatasaray'ın şu andaki kadrosunun ne kadar kuvvetli ve bu hedef için uygun olduğunu biliyorlar. Fakat bu hedefe ulaşılabileceğine inanmıyorlar. Çünkü bu takım uzun zamandır kendisi kadar güçlü bir takımı yenemiyor. Hatırladığınız en yakın Galatasaray zaferi hangisi söyleyin bana? Yıllardır Fenerbahçe'nin de sorunu buydu işte. Kendine güveni yoktu. Oyuncuların kendine inancı yoktu. Galatasaray için de bunlar kesinlikle aynen geçerli. Galatasaray'ın kendine güveni yok. Başarı için takımın öncelikle kapasitesinin farkında olması ve futbolcuların takıma ve kendilerine güvenmesi lazım. Bu da kazanma alışkanlığı ile ilgili birşey. Galatasaray her maçı final niteliğinde oynarsa, kazanmaya alışacaktır. Fenerbahçe'ye geçen sene olduğu gibi. Zico'nun ilk senesindeki Fenerbahçe'li futbolcuların Newcastle United (ki geçen sene yendikleri takımların yanında esamesi okunamaz) karşısında dizleri titriyordu. Ama bir Inter maçı herşeye yetti. Takım kendine inandı ve kazanmaya başladı. Sonuçta başarı geldi. Galatasaray da kazanmaya alıştıkça takım kendine inanacaktır. Fenerbahçe gibi Galatasaray da kazanmaya alışacaktır. Her maçı final havasında oynadığı sürece her maçı kazanıp takımın kendine güveni artacaktır. Bunun sonucunda da başarı gelecektir. Galatasaray şimdiden hedefi final koyarsa (Bunu 2 sene önce ŞL de de yapmışlardı, Grupta sonuncu oldular), o yöne bakarak ilerlemeye çalışırlarsa tökezleyip düşecektir. Önlerine bakarak yürürlerse güçleri yetecekleri kadar gidecektir. Bence bu kafayla kesinlikle birincisi olur ama hadi hayırlısı.

  13. #13

    Default

    Her alanda olduğu gibi futbolda da en önemli kişiler yöneticilerdir.Futbolcuları teknik adamları kısaca her şeyi onlar belirler.Eğer çok sıkı önlem alınacaksa her isteyenin yönetici olmasının önüne geçilmeli.Futbolla belli bir alakası olan birikimli insanlar iş başına gelmeli.Bu da ancak federasyonun yapacağı bir düzenlemeyle olabilir.
    Yıldız olmak kolay değil, ışık saçmak için önce yanmak gerek.

    "PAS VEREBİLECEĞİNİZ BİR ARKADAŞ"

  14. #14
    Nesil
    2008
    Yer
    SİVAS
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2,597

    Default

    Kendimize Rusyayı Örnek Almalıyız Bakınız CSKA Moskava Zenitin Uefa Şampiyonlukları

  15. #15
    Nesil
    2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    3,023

    Default

    Buraya bir mesaj atmışım tekrar atayım.

    1) Avrupa'da başarı diyorsak önce Avrupa takımları gibi ya 3 AB dışı oyuncu, ya da 6+2 değil en az ilk 11 de oynayacak 7 yabancı sınırı getirilmeli. Oyunda olmadıktan sonra yabancıyı ne yapalım ?

    2) Hiç bir takımı küçümsememeliyiz. (Trömsö, Metalist vs.) Hiç bir takımı büyütmemeliyiz(Bordeaux gibi).

    3) Rakip takımı iyi analiz edip farklı taktiklerle oynamalıyız.

    4) Alman'lar gibi takım oyunu, İngiliz'ler gibi fizik futbolu oynamalıyız. (Bunlar analarının karnında öğrenmedi herhalde.)

    5) Kondüsyon için antremanlar yaptırılmalı. Çoğu takımımız oyunun temposuna 45-60 dk. arası yenik düşüyor. Son dakikalarda bile hızlı futbol oynamalıyız. (70'li yıllardaki Galatasaray gibi. Bir kondüsyon hocası gelmişti ve gollerin çoğu 60 dk. sonrası atılmıştı.)

    6) Her Avrupa maçına final havasında çıkmalıyız, o 1.tur, bu 5.tur demeden.

    7) Çorap değiştirir gibi teknik direktör değiştirmemeliyiz. Bizde bir teknik direktörün ömrü taş çatlasa 3 yıl. Ama mesela Arsene Wenger, 13 yıldır Arsenal'de.

    8) Çoğu takımımız bir futbolcuya bel bağlıyor bu olmamalı.

    9) Takımlarımızda yavaş futbolcular bir kenara konup, hızlı günümüz futboluna uygun futbolcular getirilmeli.

    Bunlar olursa başarı kendiliğinden gelir.

  16. #16

    Default

    Quote Originally Posted by LinGoLn_10 View Post
    Buraya bir mesaj atmışım tekrar atayım.

    1) Avrupa'da başarı diyorsak önce Avrupa takımları gibi ya 3 AB dışı oyuncu, ya da 6+2 değil en az ilk 11 de oynayacak 7 yabancı sınırı getirilmeli. Oyunda olmadıktan sonra yabancıyı ne yapalım ?

    2) Hiç bir takımı küçümsememeliyiz. (Trömsö, Metalist vs.) Hiç bir takımı büyütmemeliyiz(Bordeaux gibi).

    3) Rakip takımı iyi analiz edip farklı taktiklerle oynamalıyız.

    4) Alman'lar gibi takım oyunu, İngiliz'ler gibi fizik futbolu oynamalıyız. (Bunlar analarının karnında öğrenmedi herhalde.)

    5) Kondüsyon için antremanlar yaptırılmalı. Çoğu takımımız oyunun temposuna 45-60 dk. arası yenik düşüyor. Son dakikalarda bile hızlı futbol oynamalıyız. (70'li yıllardaki Galatasaray gibi. Bir kondüsyon hocası gelmişti ve gollerin çoğu 60 dk. sonrası atılmıştı.)

    6) Her Avrupa maçına final havasında çıkmalıyız, o 1.tur, bu 5.tur demeden.

    7) Çorap değiştirir gibi teknik direktör değiştirmemeliyiz. Bizde bir teknik direktörün ömrü taş çatlasa 3 yıl. Ama mesela Arsene Wenger, 13 yıldır Arsenal'de.

    8) Çoğu takımımız bir futbolcuya bel bağlıyor bu olmamalı.

    9) Takımlarımızda yavaş futbolcular bir kenara konup, hızlı günümüz futboluna uygun futbolcular getirilmeli.

    Bunlar olursa başarı kendiliğinden gelir.
    Bu dediklerinin çoğu için para gerekiyor.Türkiye'de 3 büyüklerin bi dolu borcu var.Önce bu borcun kapanması gerek dediklerini yapmak için.Borç nasıl kapatılır,altyapıdan Arda,Tuncay gibi yetenekli futbolcular yetiştirip Avrupa'ya yüksek ücretlerle satarak kapanabilir.Biz ise böyle oyuncuları elimizden kaçırıyoruz,bedavaya takımdan ayrılıyorlr.Gerçi şuanki sistemlede Arda,Tuncay,Nihat gibi oyuncular 50-60 yılda bir gelir.Çok çalışmamız lazım çok.Bunlar içinde öncelikli olarak akıllı yöneticiler gerekli.Malesef oda bizde fazla yok.

  17. #17
    Nesil
    2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    3,023

    Default

    Şu ana kadar takımlar hep altyapı ile kazanıyorlar. Endüstriyel futbolun temsilcilerinden para kazanan yok. Ama ben ordaki maddelerde maddi bişiy göremiyorum.

    Eğer kastın 1. maddeyse o madde, Afrika'ya, Avrupa'ya, Asya'ya futbol okulları alıp onlardan seçme yapıp yeteneklileri genç takıma katmak ya da genç yaştaki diğer takımlardaki futbolcuları scout sistemiyle bulmak. Zaten iyi olan futbolcu yabancı ya da yerli olsun fark etmez. İyi olan oynar.

    Bu arada 5.maddedeki hocanın adı Brian Birch. Teknik Direktörlükte yapmış ayrıca.

Sayfa 4 / 4 İlkİlk ... 234

Mesaj Yetkileri

  • You may not post new threads
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •