Rangnick falan derken heyecanlandım ben hakikaten, yapıştım bu başlığa. Zaten geleneksel Felix Magath şenlikleri başlamadıysa hâlâ, bu yönetim işini biliyor demektir.
Rangnick falan derken heyecanlandım ben hakikaten, yapıştım bu başlığa. Zaten geleneksel Felix Magath şenlikleri başlamadıysa hâlâ, bu yönetim işini biliyor demektir.
"Beşerin taptığı bir kendisinin heykelidir"
Analist demişken... Böyle bir meslek var artık futbolun içerisinde. Hatta, bu seviyede işe başlayıp, bugün Avrupa'nın zirvesine kadar yükselen isimler var; Mourinho, Villas Boas gibi. Biz, analiz diye bir şeyin, varlığını değil elbette de, faydalarını yeni yeni keşfediyoruz: "Aaaa, bilgisayar diye bir alet varmış, bize izlediğimiz bir maç hakkında sezgilerimizden daha çok epistemik veri sunabiliyormuş, ne güzel" seviyesindeyiz. Uzaya çıkacak olan Ninja Kaplumbağalar'ın eline, "bu bilgisayar denilen alete güven olmaz" diyerek bir abaküs tutuşturan Splinter Usta seviyesini yeni geçtik. Oysa bugün bahsini ettiğimiz Rangnick'in idollerinden Valeri Lobanovski, daha 1980'lerde, o günün kıytırık teknolojisine dayanan bilgisayar tabanlı bir oyuncu ölçme-değerleme sistemi oturtmuştu, transferleri bile bu sisteme göre yapıyordu.
Ben senelerdir merak ederim; Müfit Erkasap'ın Fatih Terim'e katkısı nedir? Yanlış anlaşılmasın, "yoktur" demiyorum, "nedir" diye merak ediyorum. Benzer bir örnek daha geliyor aklıma: İkinci Beşiktaş döneminde Daum, bir antrenmanda futbolculara kağıt-kalem dağıtıp, haftasonu karşılaşacakları Diyarbakırspor'un muhtemel onbirini yazmalarını istemiş. Tahminleri tutanın olup olmadığı bir tarafa, o kağıda 11 tane futbolcu ismi yazabilen olmuş mudur?
Rangnick gelecek, dertler mi bitecek? Yooo! Beşiktaş'ın, Beşiktaşlı'nın derdi biter mi Allah aşkına? Burada mesele, uzun veya kısa vade bir tercih yapmak meselesi daha çok: Rangnick'in ismini gündemine alıyorsan, uzun vade bir şeyler yapmayı planlıyorsun demektir, Daum'un ismini gündemine alıyorsan kısa vade; benzer şekilde takımının başında Fatih Terim varsa uzun vade bir planın içerisindedir, Mustafa Denizli varsa kısa vade; Guardiola uzun, Mourinho kısa; hatta Rıza Çalımbay uzun, Yılmaz Vural kısa... Böyle gider bu.
Last edited by meddah : 19.Mayıs.2012 at 14:25
"Beşerin taptığı bir kendisinin heykelidir"