Eredivisie 9. Hafta

Porto maçından önce evimizde iki maça çıkacağız. Bu maçta Boilesen, Fischer ve Ligeon'a şans vererek gelişmelerine katkıda bulunmaya çalıştım. Aslında takımda genç olmayan birinden sözetmek (Poulsen hariç) zor. Paletta belki (26 yaş) Fischer gençler içinde favorimiz. Golünü de attı.



Eredivisie 10. Hafta

Rotasyonu daha da arttırdık. Kimse Ajax'a geldi gençleri oynatmadı demesin İlk yarı rüyalarımdaki futbolu oynadı takım. Süper kupadaki PSV maçı gibiydi. Bir ara pas golleri atıldı ki sormayın İkinci yarı bunun yerinde yeller esince skor 4-2'ye geldi. Maç sonunda asistanım "Çocuklara kızmayalım" diye araya girse de ikinci yarıdaki performanslarının berbat olduğunu söyledim. Moralleri bozuldu ama that's the futbol, it's the futbol!




.
.
.
.



Grubun ağabeyi Porto'yu evimizde ağırlıyoruz. Bir önceki maç şanssız bir yenilgi almıştık. Antrenör olarak karar vereceğim şey şu: Porto'nun üstünlük kurduğu 4-2-3-1 formatıyla mı yoksa ilk maçta kullandığım 4-1-2-1-2 şeklinde oynamak mı.

Jürgen Klopp'a bir gün konuşurken bana "Eğer köşeye sıkıştıysan, saldırganlaşmalısın" demişti. Ben de ona Osman Paşa'nın Plevne savunmasını anlattım. "İşte bu!" diye bağırdı gözlerinin içi gülerken.

Jürgen bir önceki Valencia maçında bunu yaptı. Maçtan önce "İlk dakikadan itibaren atak oynayacağız" demişti ve geri düşmesinde hatta önce 10, sonra 9 kişi kalmasına rağmen maçı 2-1 kazandı. Delilik yapmak için doğru zaman mı?

.
.