1. Kanatlara hangi gorev verecegim daha cok onlardan ne bekledigime bagli.
Kanat (Winger): Bol bol dripling yapar, ceza alanina kosu yapar ve orta yapar. Cizgiye yakin oynar. Savunmada alan kapatir ama rakibini marke etmez. Sahada biraz daha fazla serbestlik taninmistir.
Caliskan Kanat (Wide Midfielder): Ceza alanina kosu yapar ve orta yapar ama cok fazla dripling yapmaz. Biraz daha iceriye yakin oynar. Savunmada alan kapatir ama rakibini marke etmez. Sahada biraz daha fazla serbestlik taninmistir.
Defansif Kanat (Defensive Winger): Bol bol dripling yapar, ceza alanina kosu yapar ve orta yapar. Biraz daha iceriye yakin oynar. Ama savunma gorevlerini biraz daha fazla yapar. Karsisindaki oyuncuya yakin markaj uygular ve gorev bolgesinden fazla uzaklasmadan oynar.
Yani esasinda uc gorev de macin durumuna, takimin oyun stiline ve rakibe gore degisimli kullanilabilir.
2. Firsatci Golcu (Poacher) esasinda cok kisitli gorev verilmis bir oyuncu. Etrafinda cok sayida yaratici, onsuz oyunu kuracak oyunculara ihtiyaci var. Top tutma ve dagitma ozelligi de yok bu nedenle ozellikle tek forvette pek faydali olmayacak bir oyuncu. Eger yaninda cok yetenekli ikinci bir forvet ile oynatirsaniz (mesela Del Piero/Totti tipinde cok yetenekli 10 numaralar) is yapabilecek ve sadece gol atan bir oyuncu. Gectigimiz serilerde bu poacher'in cok basarili olmasi esasinda oyunun hatasiydi.
Eger ille de bir oyuncuya poacher gorevi veriyorsaniz, takima da cok serbestlik vermeniz gerekli ki oyuncu becerisine gore kendisini kisitlayan poacher gorevlerinden zaman zaman uzaklasip o an icin sahada ne dogruysa onu yapsin.
3. Kisa pas oynuyorsam ya deep lying forward (yardimci forvet) veya complete forward (komple forvet). Komple forvete daha fazla serbestlik verildigi icin oyun stilinde pek zaafi olmayan bir oyuncu olmasi gerekli ama cogu oyuncu icin yardimci forvet uygundur.
4. Bazi maclar icin DM kullanmak gerekir. Ozellikle rakip AMC kullaniyorsa. Ama en kotu ihtimalle 442'nin savunmaya yakin oyuncusunun rakip AMC'yi adam markajina almasini isteyebilirsin. Ozellikle savunmanin ortasinda rakibe sayisal ustunluk kurmak onemli. Rakip 442 oynuyorsa 2 stoper onlari marke eder ama onlerini/arkalarini supurecek bir DM (veya 3'lu defans) faydali olur. Rakip 4231 veya 4411 oynuyorsa da durum farkli degil. Ama 433 oynuyorsa rakibin tek santraforu zaten iki stoper tarafindan markaj altindadir.




Alıntılı Yanıtla
inanın bana oyuncu transferi taktiginiz inanılmaz etkiliyor. bunlarda benim gözlemlerim. mesela ben galatasaray deplasmanında dengeli bir kadroyla cıktım ve ne pozisyon veriyordum nede pozisyona girebiliyordum mac dengeydi. yaklaşık 55 60 dakika böyle gitti mac. aslında deplasmanda 0 0 iyi sonuctur bir derbide. ama işte kazanma hırsı yüzünden takımı biraz ofansif yaptım ve son 30 dakika 3 gol yedim. bu olay gercekci degilmi ? karşında galatasaray var tarsus yok. ben ilk kez bi oyunda şampiyonluk rakibim son haftalar puan kaybetsin diye bekledim sevindim puan kaybına. arkadaşın biri demiş rakip hoca gitti diye seviniyoz diye. günümüzde iyi bi teknik direktör getirince rakip takım sıkılmıyonmu güçleniyo diye ? oyundada gücünü yitiriyor diye seviniceksin tabi. oyun evet serrinin belkide en kötü oyunu ama bence daha cok zevk veriyo. artık avrupada elenince ligte 20 puan önde oldugun icin sezon bitti hissine kapılmıyosun cunkü ligte zor. ve bi amaca gayeye oynuyosunuz. takitkle ugraşmak oyunun en büyük zevk veren kısmı zaten. ve sunuda söyleyim eskiden 1 0 kazancagıma 5 4 kazanmayı tercih ederdim ancak bu oyunda bu düüşüncem degişti cünkü yediginden fazlasını at taktigi çift maclı kuralarda işe yaramıyor genelde eleniyorsunuz. biraz daha dengeli sistem oturtup onun üstünde ufak oynamalarla hücumu düşünün bu gercekten zaman alıyor 2 hatta 3 sezona maal oluyor ama sonunda gercekten oluyor.
