Tek başıma evimde otururken bir anda telefonum çaldı. Hiç beklemiyordum çünkü beni arayan soran çok nadir arkadaşlarım vardır hatta öldüğümü bile sanan vardır. Neyse telefonumu açmak için sandalyemden kalktım ve telefonumu açtım.
B : Alo
K.S : Alo
B : Kimsinizi çıkartamadım ? Kimsiniz ?
K.S : Size bir iş teklifi verecek olan birisiyim. Tabi kabul ederseniz
B : Ne iş teklifi arkadaşım kim olduğunu sordum fakat cevaplamadın.
K.S : Herşeyin bir sırası var değil mi ? Önce teklifimi sıunayım ondan sonra tanışırız acelesi mi var ?
B : Ne sırası nolduğunu bana anlatsan çok memmun kalıcam.
K.S : Sana mail attığım yere gel ve sakın geç kalma
B : Arkadaşım nereye kimsiniz
dıtt dıt dıt dıt
Çok kararsız kaldım. Telefondaki tanımadığım ses ve tanımadığım bir kişi bana gelmemi söylüyor ve iş vereceğini söylüyor, iyide ben iş aramıyorum ki mutluyum ben böyle ve kendimce birşeyler yapmaktan zevk alıyorum. Gitmesem mi acaba ? Gitmezsem meraktan ölürüm orasıda var. En iyisi gidip görmek ne kaybedicem ki değil mi ?
Verilen adrese taksi ile gitme karar alıyorum ve üstümü değiştiriyorum. Dışarıda soğuk bir hava insanın içine hatta kemiklerine bile işliyor diyebilirim. Kalın kalın giyiniyorum ve arada gözüm saate takılıyor. Geç kalmamam lazım sonuçta bir iş yapıyorsak tam yapacağız değil mi ? Hazırlandıktan sonra taksiyi çağırdım ve beklemeye başladım. Taksi geldi ve yolumuza koyulduk. Ben Manchesterda değildim. Londra'dan Manchester'a gitmem gerekiyor ve zamanım dar. Taksici ile muhabbete başladık. Kim olduğumu ne yaptığımı merak etmiş ? Birşey konuşmuyordu sadece sorular soruyordu. Bende masum gibi cevaplıyordum hemde hiçbirşey demeden. Taksici geldiğimizi söyleyince etrafıma bir bakındım ve taksiciye tutan mevlayı uzattım. Bana döndü ve " Burada United Of Manchester teknik direktörün'den para alacak değilim. Ben sıkı bir taraftarıyım " dedi. Bir an şaşırdım ve duraksadım. Bişey demeden aşağa indim ve " kimmiş teknik direktörü ben miyim " diye sorular sordum kendime ama ben kimsenin teklifini kabul etmedim. En sonundaki telefon ile ulaşan kişiye ulaşıyorum ve soruyorum:
B : Beni buraya neden çağırdın ? Kimsin sen ?
K.S : Seni buraya çağırma nedenim ailecek sıkı bir United tarafı olman ve sendeki yeteneği görebildiğimiz için.
B : Ne yeteneğinden bahsediyorsun ? Evde oturarak zamanı harcayan bir insanım ben
K.S : Evde oturarak zaman harcıyorsun fakat evde hiç boş kalmadan maçları izleyen, analiz yapan ve takıma sanki sen öncülük ediyormuşsun gibi direktifler verdiğini gözlerimizle gördük.
B : Gördük derken neyi kast ettin ? Kimsiniz bir söylerseniz çok makul olacak.
K.S : Ben United Of Manchester taraftarların başıyım ve neredeyse başkan ile aynı şekilde yürütürüz bu işi adımda Darwin Banderas der ve elini uzatır.
bende elimi uzatarak tanışma kısmını geçip bana teklifin olduğunu söyledin. Bu ne teklifi diye soruyorum. Darwin yavaş yavaş etrafına bakarak " Bu takıma öncülük etmenı istiyorum. United Of Manchester yani Kırmızı İsyancıların başı olup hak ettiğimiz ve haklı olduğumuz bu davamızda sonuna kadar ilerlemeni ve bizi başarıya taşımanı istiyorum. Bunu senden başka kimse yapamaz " der fakat benim aklımda çalışmak yoktur. Biraz zaman isteyip düşünmek istiyorum derim ve oradan ayrılırım. Darwin tek hareketiyle taksiciye işaret eder ve beni eve götürmesini söyler.

