Birisi ekşi'de yazmış, bana da mantıklı geldi. Bu hikaye, Q7'nin hikayesine de çok benziyor:

"Gelirse Beşiktaş iyi sükse yapar. medya bir süre onu konuşur. herkes ilk maçına odaklanır. ligtv sağlam reklam yapar ve para kazanır. ilk haftalar çok etkili görünür. zaten ilk başlarda yapacağı her olumlu hareket herkesi zevkten dört köşe eder. sonraki haftalarda rakip takım hocaları sert önlemler almaya başlar. adama her pozisyonda adam adama markaj verirler. yetmez her geçtiğinde vur derler. adamı oyundan yıldırın derler. bizim kasap futbolcular ayağının her noktasına basar, çeker, sert girer. bizim futbol özürlü hakemlerimiz rakibin oynatmama felsefesi olan kasaplığın normal olduğunu düşünerek kart vermez. adam yılmaya başlar, takımdan destek bekler. takımın harika oyuncuları ise Ronaldinho'ya destek çıkmaz. kimisi kabiliyetsizliğinden, kimisinin ben de onun kadar oynarım deyip bencilliğinden, kimisinin ise parasına takması yüzünden saha içinde sorun başlar. adamın oyundaki etkisi azalır ve düşer. zaten savunma yönü de olmadığı için, hücumda da etkisi azalınca takımı 10 kişi oynatırmış gibi görünür. hemen spor programlarında adama sallamaya başlarlar. temel fikir Ronaldinho bitmiş, buraya sadece para için gelmiş. takım saha içi organizsyonu düşmesi nedeniyle kötü sonuçlar almaya başlar. ya da iyi sonuç alınsa bile r10'un etkisi azdır. parası tartışılır, gece hayatı sorgulanır derken taraftar r10'a karşı bilenmeye başlar. şaşalı şekilde gelen adam artık kötü sonuçlar alındığında yuhlanmaya başlar. Beşiktaş yönetimi de sene sonunda alınan sonuçlara bakarak oyuncuyla anlaşır ve sözleşmesini fesheder. oyuncu sessiz bir biçimde, sadece birkaç habercinin bulunduğu bir ortamda Türkiye'den ayrılır."