Ne Sivas'lıyım ne de Sivasspor sempatizanı. Bülent Uygun'un itici davranışlarına rağmen dün akşamki hezimete derinden üzüldüm.

Bugün açın yabancı haber kaynaklarını genelinde "Türkler dağıldı" başlıkları var Şampiyonlar Ligi kısımlarında. Bu reva mıdır? Ya da Sivasspor Türk takımları adına bir ölçü müdür? Bunun cevabını herkes kendi içinde verebilir...

Dün akşam Sivasspor futbol adına tek olumlu hareket yapmadan maçı bitirdi. Diliziş hataları, fonksiyonel yer seçimleri , mental eksiklikler vs. çoğaltabiliriz. Kimse kendini kandırıp "Bülent hoca suçsuz oyuncular günah keçisi" demesin. Bu yukarıda saydığımız hataları yahut eksiklikleri gidermek teknik direktörün işidir. Bunları yapabildiğin için sana "Teknik Direktör" derler.

Sivasspor'un bugüne kadar gelmesinin sebebi fizik güce dayalı tempoyu düşürüp rakibin oyununu bozan sistemiydi. Fakat giden ve gelen oyuncular sebebiyle bu sistem bozulunca dünkü sonuç ortaya çıktı. Bireysel hatalara değinmiyorum. Takım kötü ötesi oynayınca bireysel hatalar ön plana çıkıyor. "Petkovic çok hatalı goller yedi" diyoruz. Peki o toplar Petkovic'e kadar neden bu kadar kolay geldi? Savunma denen olgu nerede? Top orta sahayı nasıl bu kadar çabuk geçer? İleri uç neden pres yapmaz? Bülent Uygun bunları antrenmanlarda nasıl görmez? şeklinde bu zincirin halkaları en tepedeki adama kadar gider...

Hayalci olmayalım, bu oyunu devam ettirirse Sivasspor ne Avrupa Ligi'nde ne de Türkiye Ligi'nde hiçbirşey yapamayacak. Anadolu'dan da bir kalburüstü doğuyor diye ümitlendik, olmadı. Kısa sürdü cicim ayları...