Maçın özeti;

G.Saray ve Kayseri yönetimini biribirine kırdıracak kadar değerli(!) ama top auta çıkmaya yüz tutmuşken,Holosko "topu ayağımdan açtım" diye kendine kızmaya başlamışken gereksiz bir hareketle rakibe penaltı kazandıracak kadar futbol zekasından yoksun bir Ali Turan.

Servet'i çıkarıp Cana'yı stopere çekerek hem orta alanı boşaltan hemde o dakikaya kadar etkili olamayan Nobre'yi hayata döndüren hamleyi yapan bir Hagi.

Rakibine gösterilen haksız sarı karta tepki koyabilecek kadar "profesyonel" olan bir Neill.(Profesyonellik rakibe kart aldırmak değil,hakemi aldatmak değil "adam" olabilmektir.)

Son dakikada yediği hatalı gole rağmen,bu genç yaşında Ali Sami Yen gibi zor bir deplasmanda yaptığı kurtarışlarla takımını ayakta tutan ve maçın adamlarından olmayı başarabilen bir Cenk(g )aver.

Yaptığı -bana görede- gereksiz açıklamayla eleştirilere hedef olan,G.Saray deplasmanında bu kadar eksiğe rağmen(Bobo,Quaresma,Ekrem,Nihat,Ferrari,Sivok,Rüş tü) oynatması gereken kontrollü(!) oyunu oynatan ve rakip teknik adamın hamlelerini sabırla bekleyip karşılığını vererek 8 yıldır kazanılamayan sahadan galibiyetle ayrılan bir Schuster.

Sahada her haliyle "ben farklıyım" diye bas bas bağıran,topa hükmeden,ilerlemiş yaşına rağmen elinden gelen mücadeleyi ardına koymayan bir Guti.

Ve

Süper(!) Lig'in kalitesine yakışmayacak düzeyde oynanan bir "derbi" futbolu.

Tebrikler Beşiktaşım.