Brezilya’da eylemciler meclisi işgal etti

Brezilya’da kötü ekonomik durum ve yolsuzlukların canına tak dediği halk, ülkede son 20 yılın en büyük eylemlerini gerçekleştiriyor. 11 kentte binlerce kişi, eğitim ve sağlık hizmetleri kötü durumdayken hükumetin Konfederasyonlar ve Dünya Kupası için yaptığı harcamaları protesto etti.

100 bin kişinin sokaklara döküldüğü Rio De Janerio’da protestocular, yerel meclis binasına saldırdı. Polisin müdahalesi üzerinde çatışmalar çıktı.

Polis, Meksika-İtalya maçı öncesi kentteki Maracana Stadyumu’na zorla girmeye çalışan yaklaşık 600 göstericiye de göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiyle müdahale etti.

Gösteriler başkent Brasilia’da da devam etti. Ulusal Kongre binasını işgal eden protestocular, polisin ikazlarıyla çıktıkları çatıdan indi ancak bina çevresinde insan zinciri oluşturarak eylemlerine devam etti. Eylemciler bıçağın kemiğe dayandığını söylüyor:

“Bu halkın ülkedeki yolsuzluklara karşı sesini duyurma eylemi. Protestocuların bazılarının yanlış fikirleri var, farkındayım. Bunların hepsini yüzde 100 desteklemiyorum. ancak halkın artık tükendiğini ve birşeyler söylemek istediğini görüyorum.”

Gösterilerin bir öğrencinin otobüs biletine gelen zammı protesto etmesiyle ilk patlak verdiği Sao Paolo’da da gece boyunca hareketli saatler yaşandı. 65 bin kişi kentin ana meydan ve sokaklarında yürüdü. Müdahale sebebiyle birçok göstericinin yaralandığı geçen haftanın aksine kentte dün gece polis eylemleri uzaktan izlemekle yetindi.
Subcomandate Marcos'tan Gezi direnişine selam mesajı:

Tüm Dünya Vatandaşlarına,

Kardeşler, Kadınlar, Erkekler, Evsizler, Yoksullar…

Zapatalar kaç kişidir diye sormuşlardı bizlere ve biz, hakları, özgürlükleri, kendi gelecekleri için mücadele verilen her yerde yüz binler olduğumuzu söylemiştik. Şimdi bugün, buradan binlerce kilometre öteden duyuyoruz ki Anadolu topraklarında, Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Lazların, Çerkezlerin ve sayamadığım diğer halkların anayurdunda onurlu yaşamak isteyen yüzleri maskeli yüz binler sokaklarda özgürlük diye haykırıyor. Yıllardır Kürt kardeşlerinin onurlu bir yaşam mücadelesinde olduğu gibi. Mücadeleye başladığımız günden bu yana, yalnız olmadığımızı, milyonlar olduğumuzu ve her gün çoğaldığımızı biliyorduk. Bugün bir toprak daha çoğaldığımızı görüyoruz. Hükümetlerinin on yıllardır süren baskıcı yönetimine karşı onurlarını savunmak için Türkiye halklarının sokaklarda isyanda olduğunu, Ya Basta! diye haykırdığını işitiyoruz. Tarih boyunca efendilerin başkenti olmuş büyük İstanbul bugün isyanın başkentine dönüşmekte, ezilenlerin sesine ortak olmakta. Büyük İstanbul’un sokakları bugün kadınların, çocukların, erkeklerin, eşcinsellerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Hıristiyanların, Müslümanların başkentine dönüştüğünü; on yıllardır kendi hükümetlerince aşağılananların, bastırılanların, yok sayılanların bugün artık buradayım dediğini görüyoruz. Heyecan duyuyoruz!

İsteğimiz hiçbir zaman yeni bir iktidar, yeni bir yönetim, yeni bir hükümet, yeni bir başkan olmadı. Sadece saygı bekledik. Özgürlük, demokrasi ve adalet isteğimize saygı göstermesini bekledik hükümetlerden. Türkiye halkı da günlerdir süren direnişinde aynısını istiyor ve talep ediyor: Şu an iktidardaki hükümetten başlamak üzere, iktidara gelecek tüm hükümetlerden sadece özgürlük, demokrasi ve adalet isteğine saygı! Ve ekliyor: Bunu göstermediğiniz takdirde, hakların ve özgürlüklerin sahibi olan bizler, size karşı her zaman direneceğiz, saygılı olmayı öğreninceye kadar sokaklarda savaşacağız. Yeni bir şey, fazla bir şey değil sadece haklarımıza saygı duymanızı bekliyoruz. Çünkü bizler nasıl yaşamak istediğimizi biliyor, nasıl yönetmek ve yönetilmek istediğimizi çok iyi biliyoruz. Kendimizi yönetmek ve hakkımızda kendimiz karar vermek istiyoruz.

Ve bizler buradan, onurlu bir yaşam için mücadele eden Türkiye halklarına dostça selamlarımızı iletiyor ve isyanın ateşinin Chiapas’ı ısıttığını belirtmek istiyoruz. Tarihi geçmişten ve gelecekten kurtarıp şimdiye taşıyanlarla dayanışmayla.