Öncelikle çok güzel bir yazı yazdığını belirtmek istiyorum. Gayet akıcı, severek okudum.

Bizleri hiçbir büyük makam kaide almıyor. Bu tür olaylara artık alıştık. Kimse bizi bu konuda dinlemiyor, değişikliğe gitmiyor. Otobüsün yolcu kapasitesi niye fazla deyince; otobüs şöförü sanki bana git başka otobüse bin diyor. Ben açık sözlüyümdür; bunu hep dile getiriyorumdur. Bu durum hiç hoşuma gitmiyor. Bir tarafta yaşanan kargaşalık, bir tarafta ise otobüsün içindeki o kötü koku adeta tiksindiriyor beni. Bunları Türk halkı dile getirse ne olacak? 1 gün, 2 gün normal yolcu seviyesinde olacak fakat sonralarında eskisi gibi. Aynı hamam aynı tas misali.. Bu şey sadece otobüs içinde geçerli değil. Trenler için de, metro için de vs. geçerli. Örneğin ben dün trene bindim. Tren o kadar dolu ki anlatamam sizlere. İnsanlar neredeyse birbirlerinin içlerine girecek. Ama trenin için de bir alanda yazıyor ki; oturacak yolcu sayısı: 32, ayakta duracak yolcu sayısı: 50 (sayıları hatırlamıyorum, kafadan attım.) Ama trende bu rakamların iki katı yolcu var. Aslında bunun tek sorumlusu devlet değildir bana göre. Çünkü bizim ülke cahil bir ülke, hep kendini düşünüyor. Dolmuş, taşmış bir otobüse/trene sen hangi akla dayanarak daha ne diye biniyorsun? Sonra da ne kadar dolu, bu ne böyle, devlet buna çare bulsun diyorsun. Ayrıca ben otobüs şöförlerinin, otobüs tıklım tıklım doluyken, her durakta durup yolcu almalarına sinir oluyorum. Ayakta onlarca insan varken sen daha nasıl yolcu alırsın ki? Dediğim gibi sesimizi çıkarınca ise bizi takmıyorlar. Herşey aynı, eskisi gibi.. Yabancı ülkelerde her şey çok daha güzel, herşeye uyuluyor. Bir de biz Avrupa Birliği'ne girecekmişiz. Bu gidişle çok gireriz..! Kahrolsun cahillik!