Sorun "çalıntı yama" konusu ile sınırlı değil. Sonuçta Türkçe Çalışma'yı Sigames bile çalıp yayınlasa, makul deliller sunulduktan sonra o yama ordan paşa paşa kalkar..

Sorun şu ki, olaylar zinciri aynen iki üstteki mesajın imza kısmında yazan kurguyla gelişti.
Önce neon lambalarla yamayı sundunuz, sonra "acaba" deyip başka bir gerekçeyle yayından çekmeyi düşündünüz, daha sonra ilk sunumu unutup yamanın sahipliğini reddettiniz, en sonunda da kaldırıp attınız. Tamam, bu sonuncusu normal ama, mesuliyet de kabul etmiyorsunuz, o biraz acayip.
Yayın politikanızı neye/kime göre belirliyorsunuz bilmiyorum, bazılarınızla elan muhatabım, muhatap olmaya da devam edeceğim şüphesiz, herhangi birinizin bireysel olarak bir acayipliğini görmedim, hatta bazılarınızı özellikle severim; belki de bir grup olarak bir araya gelince ortaya böyle bir strateji çıkıyor.

Hakikaten Adem Özkur sizi tongaya düşürmüş olabilir, hatta umarım öyledir, ve hatta eminim öyledir. Belki Volkan'ı ve çeviride çalışan diğer arkadaşları kendi emeklerinin ikide bir milletin elinde oyuncak olması rahatsız ediyordur, ama beni ve tahminim bir çok arkadaşı esas rahatsız eden bu yukarıda bahsettiğim CFF tavrı..

Çalışmayı öyle bir sundunuz ki; bazı üyeleriniz ilgili forum başlığında "helal sana" diyenleri "helal size diyeceksin" şeklinde düzelttiler..
Öyle bir sahiplendiniz ki; bazılarınız yukarıda da belirtildiği gibi bunu TSI'ye bir darbe olarak algıladınız.
Öyle bir tanıttınız ki, billahi de ben 8-10 kişi gece-gündüz demeden çalıştı da yaptı sandım.
Buraya kadar, kendi adınıza yayınladığınız yamayı doğru düzgün incelememenizi bir tarafa bırakalım (Ki basit bir inceleme yazısı veya eh işte biraz kaymaklı bir grafik yama da değil, benim diyen adamın aylarca uğraştığı bir çalışma bu), yine de her şey normal olsun ve diyelim ki böyle bir çalışma çıkarmakla gerçekten TSI'ye bir darbe indirmiş olacaktınız.
Ama foya meydana çıkınca, balon patlayınca (ki ne patladı, ne çıktı ben hala anlamadım, ne kadarı çalıntı, ne kadarı çeviri bilmiyorum, ama cidden sizin tavrınızı izleyince tamamı Türkçe'den intihal gibi geliyor bana) daha 24 saatten bile az bir zaman evvel öylesine sahiplendiğiniz çalışmaya anında sırtınızı dönüp, şu smileydeki "" gibi bir yüz ifadesiyle olaydan sıyrılmaya çalışmak cidden çok büyük bir ayıp. Hadi diyelim bazı arkadaşlar TSI'ye karşı yapılınca ayıba ayıp demiyor; cidden çok büyük bir strateji hatası. Ve yayın hayatınıza devam ettiğiniz müddetçe üzerinizde bir leke olarak kalacak.
Halbuki yamayı kaldırdığınız dakikada özür dilemeyi (öyle abartmaya da gerek yoktu, "Tüm Fm severlerden" deyip laf arasına "Yamanın gerçek sahiplerinden de" gibisinden bir ifade de sıkıştırabilirdiniz, fontu küçük yazmak bile yeterli olurdu) kendinize yedirebilseydiniz, böyle olmazdı.

Karşıma bir muhatap almış gibi konuştum, yanlış anlaşılmasın lafım direkt ne Abdullah sana, ne de başka birinedir; yaptıklarınız ortaya stratejik bir davranış biçimi çıkarıyor, ben de onu eleştiriyorum; artık içinizden biri mi belirliyor, yoksa doğaçlama kendiliğinden mi oluşuyor bilmiyorum..