Sinan:

1970'lerin basindan 1980'lerin sonuna kadar San Marino gibi averaj takimi olan bir milli takima sahiptik. Daha oncesinde en buyuk basarilarimiz Suriye'ye 6-7 gol atmaktan ibaretti.

Belki 100 yildir futbol oynuyoruz ama 100 yildir Avrupa'nin ust kademelerine yakin degildik. En iyi ihtimalle Finlandiya gibi onemli bir oyuncu cikartip (Litmanen) onun etrafina takim kurarak basari kovalardik.

Avrupa'da turlar atlama, onemli organizasyonlarda yer alma zaten son 20 yillik bir sey. Bu 20 yil icinde yaptiklarimiz (UEFA kupasi, 1 Sampiyon Kulupler Yari Finali, 3 Sampiyonlar Ligi Ceyrek finali, Dunya ucunculugu, Avrupa ucunculugu) esasinda planli ve programli calismalar ile cok daha iyi seyler yapabilecegimizin bir gostergesi.

Bu basarilarin surekli gelmesi icin finansal alt yapinin onemli oldugu kadar, alttan oyuncu yetistirmek de onemli.

Her oyuncu bir Alex gibi dogustan meziyetli olmayabilir. Ancak surekli tekrar (hem teknik yetenek, hem pozisyon tekrari) ile kazma olarak nitelendirebilecegimiz oyuncular bile Turkiye'ye bir cok basariyi getirecek yeteneklere sahip olabilir. Onemli olan Hagi gibi, Alex gibi yetenekli oyuncularin etrafini bu oyuncu ile anlasabilecek, pas alip verebilecek, bosa kosu yapabilecek, yardimlasacak oyunculara sahip olmak. Bu oyunculari satin alirken ancak Avrupa'da bu tip oyuncularin pesinden kosan diger takimlardan bu oyunculari daha once bularak satin alabilirsiniz. Yoksa hep aldiginiz oyuncular daha cok parasi olan takimlarin alabildiklerinden daha kalitesiz olur. Bu nedenle de bu oyunculari yetirsitmen gerekli.