Burada bazı konularda eleştrinin dozunu kaçırmış olabilirim ya da tartışmanın istenmeyen boyuta gelmesinde istemeden etken olmuş olabilirim, bana gelen cevapları ağır bulmuş, aynı şekilde cevap vermiş olabilirim, gene ben de karşımdakine kırıcı cevaplar vermiş olabilirim, bunlar için özür dileyerek başlayayım. Onun dışında hala haklı olduğumu düşündüğüm konular da var, bunu bir kenara koyalım. Oyunu yarım sezondan fazla oynayınca (ilk sezonda transfer bütçesini kaparım kadrolar aynı kalır) ve gerek oyun içindeki performansları gerek oyundaki çeşitli takımların scoutlarının çeşitli oyuncular üzerindeki raporlarını okuduktan sonra daha sakin bir kafayla bir daha değerlendirmek istiyorum.

Öncelikle ben Beşiktaş taraftarıyım, İ. Toraman da oldukça sevdiğim bir oyuncu, o yüzden yüzde yüz objektif gözle bakıyorum gibi bir iddiam yok. Öte yandan birazdan örneğimde kullanacağım Tümer de pek sevmediğim bir oyuncudur malum sebeplerden, ama yeteneklerinden şüphe etmem. Yani oyuncunun karakteri, takımı önemli değil yetenek ve performansı ele alalım.

Şimdi, Serdar Özkan malum teknik, pasör, bir geçen seneki Arda, ya da 27-28 yaşlarındaki Tümer seviyesinde asla oynamasa da tip olarak klasik ofansif ortasaha oyuncusu. Belki 4-5 sene içinde göstereceği gelişimle Tümerin o yaşlardaki seviyesine ulaşma şansı var, ama bu sene 10 asist 10 golle de oynasa neden Serdar 18 teknikli 17 driplingli 16 paslı değil diyemem. Çünkü Serdarın bu özellikleri hakedecek 2-3 senelik bir sürekli performansı yok ve şu anki formuyla olsun saha dışındaki sigara içme gibi hareketleriyle olsun o güveni veremiyor.

Benzer bir durum da Emre Güngör için geçerli benim gözümde. Emrenin İ. Toramandan daha iyi bir savunma oyuncusu olabileceğine şüphem yok, çünkü Toraman kendini bir çok konuda geliştiremedi, geldiğinde de savunmada çabukluğuyla mental açıklarını kapatan iyi bir kesici idi, hala öyle. Pozisyon alma özelliğini ise sadece hücumda kornerlerde iyi yere hareketlenmesi ile gösteriyor.(bilemiyorum oyunda off the ball unun Güngöre nazaran yüksek olması bununla mı alakalıdır) Buraya kadar da tamam. Ama profilin geneline baktığımız zaman Emrenin şu anda ne olduğu değil "Toramanın yaşına gelince ne olabileceği" şeklinde oyuna yansıtıldığını düşündüm. Haydi fiziksel özellikleri (pace, acceleration, agility) zamanla pek değişmeyeceğinden, yaşının da genç olmasıyla yüksek olması doğal diyelim (ki eskiden Toraman da aynı özalliklerde yapılırdı, yaşı pek ilerlemediği halde bu özelliklerin düşürülmesini yadırgamıştım, sonuçta Üzülmez gibi yaşlılığın etkilerini yaşama aşamasında değil Toraman), ama bu fiziksel özellikler oldukça yüksek teknik özellikleriyle birleşince profilin gözlere abartı gelmesi hayet normal. Örnek olarak kariyerinde kısa bir döenm forvet, Antepte oldukça fazla maçta ortasaha/defansif ortasaha, Beşiktaşta ise bazı sezonların neredeyse tamamında bek oynamış bir oyuncunun kısa pası 8 iken Emre yarım sezonda stoperde nasıl bir pas yüzdesiyle oynamış olabilir ki 11 verilmiş? Veya 14 yaratıcılık, bırakalım emreyi, dünya standardında olmayan herhangi bir kesici stoper için fazla değil midir? Veya savunmada katkısı olan mental değerler bir yana top çalma-adam markajı gibi teknik değerler sözkonusu olduğunda yıllardır milli takımlarda olsun büyük takımlarda olsun görev yapmış Servet, G.Zan, Toraman, Ö. Turacı, Alpay Özalan gibi (bunlara ek olarak Koray Avcı, Egemen Korkmaz gibi fazla milli olmasa da başarılı dönemler geçirmiş kesiciler var) oyuncuların önünde olması [ki bu konuda kendisine eşdeğer tek isim (buna hak verilebilir) E. Aşık)] için 16 maçlık Galatasaray kariyeri yeterli midir? (Ankaragücü kariyerini bir kenara koyuyorum, takdir edilir ki vasatın üzerinde vasıflar gerekmiyor orada forma bulmak için)

Sonuçta Emre Güngör benim gözümde henüz rüşdünü ispatlamamış, ama oldukça iyi bir başlangıç yapmış bir stoper. Ki stoperlerin en verimli yaşlarına gelmekten henüz çok uzak. Doğal olarak Galatasarayın başarılı bir döneminde biraz da mecburiyetten a takımda oynamış olmak henüz bir çok bakımdan Toramandan daha yüksek datalar almasına yetmemeli. Evet, aynı tarz oyuncular ama sonuçta biri yıllardır büyük takımla şampiyonluğa oynayan, milli takımla defalarca turnuvalara katılan, şampiyonlar ligi ve uefa kupasında onlarca maça çıkmış bir oyuncu iken diğeri bu yola yeni başlamış. Yok, "Bjkya şampiyonluğu sadece Toraman kaybetiriyor, Gsyi geçen sene Emre şampiyon yaptı" şeklinde düşünseydik durum başkaydı elbette.

*Not: bu arada Holoskoyu demoda Milanda, tam sürümde Beşiktaşta yarım sezon denedikten ve bu konudaki ilk mesajlarımdaki fevrilikten sonra Holoskonun aynı gerçek Holosko gibi oynadığını da bellirtmem gerekiyor, kusuruma bakmayın. Ama öte yandan Ü. Karan gerçek Ü. Karan gibi oynamıyor (o da Holosko gibi oynuyor), onun da sebebini (bal-str-pace den şüpheleniyorum) anlayınca yazarım