-
--Kırmızı Şeytanlar: Tam Gaz--
Evet arkadaşlar uzun bir aranın ardından geri dönüyoruz.Oldukça yoğun bir dönem geçirdik.Transfer dedikoduları, gerçek transferler, ve tabi ki yeni maçlar...
Başlangıç olarak, medyayı kutlamak istiyorum.Son 1 ay içerisinde ilk 11'imde yer alan tüm oyuncuları farklı farklı takımlara dağıttılar.Taktik ekranına her girdiğimde neredeyse tüm oyuncularımın isimlerinin sol tarafında "Wnt" ibaresini görmek sinirlerimi bozmaya başladı, ama burası ManU ve bu normal bir durum sanırım, ne de olsa herkesin gözü bizim üzerimizde...
Ronaldo üzerinde artan Real Madrid baskısı (biliyorum arkadaş gitmek istiyorsun, ama birileri sana karşılık Messi'yi önüme koymadığı sürece hiçbir yere gidemeyeceksin, kapı gibi kontratımız var...), Hargreaves'in gözlerini Almanya'ya Bayern Münih'e çevirmesi, Carrick'in tüm premier lig takımları tarafından istenmesi gibi sorunlarla cebelleştik.
Öte yandan gerçekleşen transferlerimiz de oldu.Her ne kadar kadroya Kolarov'un ardından yeni insanlar eklenmemiş olsa da, Fletcher'ın Juventus'a transferi tamamlandı ve cebimize 9.5 milyon avro daha nakit koyduk.Tekrar 11 milyon avro transfer bütçesine kavuştuk, Her maç canı çıkan Nani ve Ronaldo'ya destek çıkması için güzel bir kanat oyuncusu almak istedim.Fiorentina'dan Mario Santana ve Valencia'dan Joaquin aklımdaki tek isimler olsa da, bu fiyata bu adamları transfer etmek tabi ki mümkün olmayacak.Çocukların canını çıkarmaya devam...

4 koldan mücadele eden takımımız ise Evra ve O'Shea'nin sakatlıklarıyla cebelleşmekte hala, ancak Wes Brown ve Gary Neville sağ tarafta güzel işler çıkarırken, Kolarov ne kadar isabetli bir transfer olduğunu her maç tekrar tekrar kanıtladı(şaşırdık mı, tabi ki hayır.)
--Ve Futbol--
Ligin ikinci yarısı tüm hızıyla devam ederken, sezon başında az kalsın (ve anlamsız yere) Japon bayrağı açmamıza sebep olan Wigan'ı ağırladık kendi sahamızda.Bu dönem içerisinde dinlenmiş oyuncularla oynayacağımız tek maçtı bu ve çocuklar beni hayal kırıklığına uğratmadılar, Boro dolum tesislerinin açıldığı kaleye bu kez de Wigan dolum tesislerini açtılar...

Hemen takibinde gelen (cidden hemen takibinde keza Wigan maçından sadece 3 gün sonra oynandı bu maç) Bolton maçı bir kez daha zevkli bir mücadeleye ve çocukların canlarının okunmasına sebep olurken ligdeki yenilmezliğimizi hatta puan vermezliğimizi devam ettirdik...

Bolton maçından sadece 4 gün sonra ise (hmm... haftada 3 maç...) Lig Kupası yarı final maçı için Tottenham'ı ağırladık.Çocukların artık değil ayakta durmak nefes alacak halleri bile yoktu maça çıkarken, dolayısıyla aldıkları beraberliğe kızmayı bile düşünmedim bir an için.Hem zaten ilk maçı deplasmanda 3-1 almıştık, zorlamanın lüzumu yok...

Son olarak ise FA Cup 4.ayak maçları için Burnley isimli takımla mücadele ettik.Forvetlerimiz alışıldık performanslarına dönerken (direkleri döv, tribünlere bol bol top hediye et...) yedek kalecim Kuzsczczak (inşallah böyle yazılıyordu) Van Der Sar'ın yokluğunu aratmayacağını çerçeveyi gören ilk topla kanıtladı, kendisini tebrik ediyorum...

Gün içerisinde yeni gelişmeler ve yeni müsabaklarla yayında olacağız tekrar, gözlerinizi bizden ayırmayın arkadaşlar...
Mesaj Yetkileri
- You may not post new threads
- You may not post replies
- You may not post attachments
- You may not edit your posts
-
Forum Rules