Quote Originally Posted by sananes View Post
Alex bu seneden sonra 2 sene daha oynamak istiyor. Ne yapalım kulübü Alex'in üstüne mi yapalım? Yok antepten zor kurtulmuşuz da moskova'ya yenilmişiz. Zannedersin ilk kez avrupa'da yenildik bunun da sebebi alex'in oynamaması.
Alex'in bundan sonra 2 sene daha oynamak istediğini nerden biliyorsun, kontratı bitince gönderirsin, olur biter.
Güzel kardeşim dediğimi anlamamışsın. Alex'in oynamamasına bağlamadım yenilmeyi;
Alex hangi gerekçeyle oynatılmıyor? Orta saha dirençli olmuyor, savunma zaafiyeti meydana geliyor. Alex oynamadı Spartak maçında ve G.Antepspor maçında, bu sorun ortadan kalktı mı? Kalkmadı, ee?

Quote Originally Posted by TeNaciOUS MidFieLdeR View Post
yok artik, SL olmadi diye istifa mi edilir. o zaman gecen sene de son macta sampiyonlugu kacirdi. o dakika istifa etseydi. sanmiyorum istifa edecegini. hem daha aykut kocamana hala yeterli firsat verilmedi. gecen sene elindekilerle oynamak mecburiyetindeydi ve bu sezon da daha yeni basladi. neden bu kadar acelecisiniz anlamadim. o istifa etse cok daha iyisi mi gelecek ve bu kadroyu ne kadar verimli kullanabilecek. biraz sabir diyorum, elense bile bu sezonu bekleyin. hem SL ye girsek de grup ucuncusu olmak icin cabalicaksin zaten, yalin bir gercek bu. en kotu avrupa ligine devam edicez ki orda da guzel rakamlar kazanilabilir. hatta form tutarsak favorisi bile olabiliriz kupanin. simdilik SL hayal, en azindan uefa kupasi daha gercekci bir hedef olur
ŞL olmadı diye istifa değil, adam psikolojik olarak çökmüş, ŞL sonrası tepkiler büyüyecek ve istifası istenecektir, tahminim bu yönde.

Dostum şöyle bir sorun var, geliştirir diyorsun kendini ama, koca bir sezonu analizden ziyade bir iki maç ile özet geçeyim.
Aykut Kocaman'ın ilk sezonu;
Kadıköy'deki G.Saray maçı. Berabere biten bir maç var, kötü oynayan bir F.Bahçe.
İkinci sezonu;
4 tane G.Saray maçı var. İlk maçı baz alalım, TT Arena'daki. Ezici bir G.Saray üstünlüğü ve 3-1 biten maç, hiç bu kadar ezilmemiştik herhalde G.Saray'a, hatırlayın Stoch'u yedek başlatmıştı ve sonradan girince biraz oyun hareketlenmişti, yine korkak bir futbol ve ezilen bir takım.
İkinci maç, dakika 15'te 2-0 öne geçiyorsun sahanda. Artık oyun sende. G.Saraylı arkadaşlarım "Bir 6-0 faciası daha yaşanacak" diyorlardı bana o maç için, ilk 15 dakikaya bakarsak. Ama sonra ne oldu, takım geriye çekildi, oyundan ikinci yarı Alex ve Stoch çıktı, tamamen ikinci yarı G.Saray hakimiyeti ve 2-2 biten bir maç. Üstelik son dakika G.Saray'ın topu direkten döndü, G.Saray galibiyeti kaçırdı.
Süper Final ilk maçında 2-1 yendik TT Arena'da, ama ne oldu, G.Saray darmadağın etti, 10 tane pozisyon buldu atamadı, şanslıydık, kazandık ama ezildik.
Süper Final ikinci maçında 0-0 berabere kaldık, pozisyonsuz, kısır bir maç, yine duvarı aşamadık.
Süper Kupa maçında ise 3-2 yenildik, 10 kişi kalmış G.Saray'a karşı yine korkak bir futbol ve sonuç hüsran.

Baktığın zaman, 2 senede hiçbir gelişme kaydedilmediği görülüyor. Derbi performansı yerlerde. Deplasman maçlarında gol attıktan sonra çekilen, iç saha maçlarında dahi zar zor yenen bir F.Bahçe. Öne geçse bile skoru koruyamayan bir takım.

İnşallah Ş.Ligi'ne katılırız da o zaman dediklerimi daha iyi anlarsınız.
Vaslui'yi evinde yenemiyorsun, ortalama bir takım olan Spartak'ı büyüte büyüte bir hal olduk, ona yeniliyor, hala korkuyorsun.

Kocaman bugün ne diyor? "Evimizde oynayacağız, maç 0-0 gittiği sürece son dakikaya kadar tur şansımız var."

Yahu arkadaş böyle mantık olabilir mi? G.Saray maçında (Süper Final) aynısını yaptı. Sonuçta pozisyona bile giremedik.
Çıkıp de ki "Kazanmak için çıkacağız, erken gol bulacağız, daha sonra oyunu kontrole alıp bir gol daha bulup rahatlamak istiyoruz".

Ama ne yazık ki Kocaman'ın felsefesi berbat bir felsefe, korkak, çekingen oyun, kendi sahanda dahi üstünlük kuramama, gol bulamama korkusu. Ne yazık ki felsefe değişmedikçe başarı zor.