Alexsiz Alexlilik

​Bu 90 dakikanın teknik analizini uzun uzadıya yapmanın anlamsızlığını hepimiz biliyoruz; çünkü bu tur dün değil, geçtiğimiz hafta içi kaybedilmeye başlandı.

Rusya ile Türkiye, Avrupa’nın ikinci halka yarışçıları, 5 büyükten sonra gelen baş altı ülkelerden ikisi… Spartak, Fenerbahçe, CSKA, Galatasaray gibi takımlar da Avrupa’nın ikinci halka takımları, hedefleri Devler Ligi’nde sürekliliktir; bu ekipler için başarı gruplardan çıkmaktır. Daha önce Spartak 10, Fenerbahçe 6 kez Devler Ligi’ne girmişler. Moskova ekibi 46 bin, İstanbul ekibi 41 binler düzeyinde UEFA puanına sahip. Yani bu ekipler güç olarak, kalite olarak, hedef olarak birbirine yakın ekipler…

​Bu tarz dengeli iki takım eşleştiğinde form durumu, moral motivasyon, sakatlık/ceza gibi etkenler ön plana çıkar. Çünkü bütün bir sezon yarışmıyorsunuz, sadece 180 dakika yarışıyorsunuz; o yüzden iki takımı genelde küçük farklar ayırıyor. Fenerbahçe’yi de Spartak’tan ayıran küçük fark şuydu: Onlar yıldızları Emenike’yi (adliye koridorlarından alıp) yüzde yüz konsantrasyonla sahaya getirebildiler. Fenerbahçe’yse Kadıköy’e heykeli yapılan adamdan 180 dakikanın 150’sinde verim alamadı maalesef…
***
​Dün kâğıt üstünde Aykut Hoca, Antep maçının başarılı 11’ini bozmadı. Kocaman 11’i bozmadı bozmamasına da; dizilişe baktığınızda Fenerbahçe dün aynı oyuncularla 4-2-3-1’e dönmüştü: Sağda Kuyt, solda Krasiç(Stoch), santrforda Sow, arkasında da Mehmet Topuz… O zaman ister istemez akla şu soru geliyor: Fenerbahçe Alex’sizken de Alex’li gibi (on numara pozisyonu olan) bir dizilişle oynayacaksa Brezilyalı efsane neden kenarda oturuyor ki? Fenerbahçe Alex yokken de sahaya 4-2-3-1 dizilecekse, Alex’in pozisyonunda da Mehmet Topuz oynayacaksa nasıl bir gerekçesi olabilir ki bu tercihin?

​Akla tek bir yanıt geliyor: Sprint ölçümleri! Evet, şaka yapmıyorum, sprint ölçümleri… Son bir haftada (bu bilgilere nasıl ulaştıklarını çok merak ettiğim) bazı muhabirlerin/yazarların sütunlarında Fenerbahçe’nin sprint mesafelerini okuyorsunuz. Bu ölçümlere göre Alex’in sprint rakamları düşük olduğu için kadroya alınmıyormuş!
​O zaman benim teklifim şu: Madem futbolda neticeyi yalnızca sprint ölçümleri belirliyor, o zaman Spartak’la Fenerbahçe’nin istatistiklerine de bakalım; kimin sprinti fazlaysa o girsin Şampiyonlar Ligi’ne! Olmaz mı?

http://www.meleke.com/?p=5162