lige iyi bir giriş yapmışsın... oyuncularının tamamından (yedekler dahil) verim alıyor olman çok güzel. Bu güzel formu devam ettirirsen şampiyon olman işten bile değil![]()
lige iyi bir giriş yapmışsın... oyuncularının tamamından (yedekler dahil) verim alıyor olman çok güzel. Bu güzel formu devam ettirirsen şampiyon olman işten bile değil![]()
Zevkle okudum, özellikle JM'un İnter'de uyguladığı savunma futboluna hayranım. Başarılar.
Teşekkürler. Sahada oyun ne olursa olsun sonuç iyi olsun diyorsam saha dışında da pozisyon ne olursa olsun sonu bir üst lig olsun diyorum
Teşekkür ediyorum. Ben de bayılmıştım o futbola, bu oyuna karşı bakış açıma yeni bir vizyon getirmişti Mourinho'nun defans anlayışı + Milito'nun santrfor performansı.
Kulüpten haberler:
İyi gidişattan memnun bir vaziyette teknik heyetle 5 çayımızı içerken, asistan menajerim Michael Hamilton, koçluk kariyerinde ''Kıtasal B Lisansı'' almak için kurslara başladığını bize bildirdi. Bu gelişmeden ziyadesiyle memnun oldum. Teknik ekibimde eğitilmiş elemanın fazla olması her alanda kulübe olumlu yansır. Ayrıca Hamilton, kurs süresince harcanacak 1.2k poundu da cebinden ödeyeceğini söyledi. Buna da ayrı bir memnun oldum tabii, kulübün ekonomisi önemli
Yedek sağ bekimiz Curtis Osano, ülkesi Kenya milli takımına çağrıldı! 2 maçlık periyodun ikisinde de oynayan oyuncumuz çok mutlu olduğunu medyaya yaptığı açıklamada belirtti. Umarım sene sonu kendisini elden çıkarırken bu özelliği bize bonservis kazandırır
Önceki post'ta da bahsettiğim gibi, Johnstone's Paint Trophy'de Gillingham deplasmanındaydık.
Gereksiz bir turnuvadan daha başarıyla elenmiş olduk. Maçta yedek kadromuz sahadaydı. Açıkçası bu maçla ilgili daha fazla bir şey söylemeye gerek duymuyorum, bizim için tam bir formalite maçıydı çünkü. Tek kötü yan orta saha oyuncumuz Dan Hart'ın 5 ay gibi bir süreyle sakatlanması oldu. Zaten kendisini gelişime açık oyuncu olarak almıştık; e 5 ay sakatlıktan sonra nereye gelişiyorsun? Rezerve takıma yolladık talihsiz futbolcuyu.
5. hafta maçında, düşme potasının hemen üstünde bulunan Plymouth'u evimizde konuk ediyorduk. Lig Kupası'ndan elendikten sonra ligde de mağlup olmuştuk; aynı senaryo yaşanır mı diye tereddüt etmedim değil ama yine de takımımdan galibiyet bekliyordum.
Çok dengeli bir oyun oynayarak 3 puanı almasını bildik! Rakip 10 kişi kaldıktan sonra çok rahatladık. Golü de o kısımda yememiz şanssızlıktı, rakibin uzaktan şutu çok falso aldı ve ağlarımıza gitti. Ama 2-0'dan sonra maçı alacağımızdan emindim açıkçası, öyle de oldu. Mutluyuz.
6. haftada, en net şekilde şöyle ifade edebilirim: korkuyordum! Rakip, 6 maçta 16 puan almış, 15 gol atmış ve sadece 1 gol yemiş lider Rotherham'dı! Santforları Nardiello 6 maçta 6 gol 4 asistle ligin tozunu attırıyordu. Maçtan önce oyuncularıma ''0-0'a oynayacağız dostlarım, ama bu gol atarsak kabul etmeyeceğiz demek de değil tabii ki!'' diyordum ancak puan alacağımıza esasında ben de inanmıyordum. Bu şartlar altında maç başladı.
Sansasyonel bir galibiyet aldık! Çok güçlü rakibimize sadece 1 net ve 1 ortalama gol şansı tanıyarak mükemmel bir iş başardık! Dakika 75'te Midson'un yerine oyuna giren Bignall'ın harika pasında Yussuff topu kalecinin yanından ağlara yuvarladı ve sevinçten bütün yedek kulübesini ayağa kaldırdı! İşte oynattırmak istediğim futbol bu, bu maç bunun en güzel örneği!
''Lider avcısı'' takımımız, 7. haftada ligin orta sıra takımlarından Aldershot'u kendi evinde ağırlayacaktı. Geçen haftadan gazı almışım tabi, kadroyu hiç bozmadım.
Yine ''gereken futbol''u mükemmel bir profesyonellikle oynayarak galibiyet serimizi 3, yenilmezlik serimizi 6 maça çıkardık! Midson ve Banton inanılmaz oynadı. Yediğimiz gol de duran top organizasyonundan geldi.
7 hafta sonucunda puan tablosundaki yerimizden ziyade taktiksel olarak antrenörüne müthiş derecede bağlı bir takım izliyoruz. Aşırı mutluyum.
Defence rulez!! (Henüz 7 maç oynadığımızı belirtmek isterim.)
Önümüzdeki hafta Accrinton'u kendi sahamızda ağırlayacağız. Hedef, formda takımımızın sahadan gol yemeden galip ayrılması. Skor tahminim: 2-0, goller Midson ve Suat Usta!
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Hocam gol yiyorsun olmuyor ama :P![]()
çok güzel bir periyot yakalamışsın tebrik ederim. devamını dilerimtaktiğe bağlı kalınması gerçekten sevindirici
![]()
Lige çok iyi başlamışsın.
Teşekkür ediyorum, gerçekten iyi başlamıştık.
Eyvallah dostum. Dur daha Premier'e çok var
Teşekkürler. Yeni averajımız 7! Nasıl ama?
İlk 7 haftada şov üstüne şov yapan takımımız, 8. haftada kendi sahasında Accrinton Stanley'i konuk etti. Maça da mükemmel başladık. Rakibin korner organizasyonunda tam anlamıyla harika bir kontra atağa çıktık. Takımı hiç bu ataktaki kadar yırtıcı görmemiştim. Dougthy defansımızın uzaklaştırdığı topu aldı ve topu ileri taşıyarak Midson'a verdi. Çok iyi bir top sürücü olmayan Midson, 3 adamı peşine takarak ceza alanına yardırdı ve müthiş bir vuruşla topu ağlara gönderdi! 2. yarıda da ceza sahasında sırtı dönük aldığı topa dönerek vuran Midson farkı 2'ye çıkardı. Sonrasında ise zor anlar yaşadık. Rakibin, defansımızın arkasına attığı 2 tane çok tehlikeli topun ikisi de Karl Sheppard'la buluştu ancak oyuncu sadece birini gole çevirebilince mücadeleden galip ayrıldık.
8. haftadan sonra ligin ilk ayı tamamlanmış oldu. Ayın ödülleri açıklanınca 2 tane ödülde yer aldığımızı gördük ve gururlandık. Ayın en güzel golü Midson'un biraz önce açıkladığım golü seçilmişti. Ben de ayın en başarılı 3. menajeri olarak seçilmiştim. Bunlar güzel şeyler.
9. haftada, medya tarafından ligi 3. bitirmesi öngörülen ancak bu sezon beklentilerin hafif aşağısında kalmış bir takım olan Southend'le karşılaşıyorduk.
Şunu söylemeliyim ki, Southend bizi çok iyi çözmüş. İlk olarak bizim üzerimize nasıl gelinmesi gerektiğini çok iyi öğrenmişler. Bir oyuncunun özel yeteneğiyle, ara paslarla ya da hava toplarıyla defansı yarmaya kalkışmayıp; kısa paslarla, yavaş yavaş ve bir blok hâlinde hücum yaptılar. İkinci olarak da bize nasıl gol atılması gerektiğini iyi çalışmışlar. Sabırlı futbol oynayıp, heyecan yapmayıp sonunda sağ çaprazdan yapılan bir vuruşla ilk golü buldular, sonra da duran top organizasyonunda kaleciden dönen topu tamamlayıp 2 yaptılar. Böylelikle biz de bu sezon ligde ilk defa 2 gol yiyip, bir güzel de ibret alıp evimize dönüyoruz.
10. haftada orta sıra takımlarından Morecambe ile evimizde oynuyorduk. Geçen haftaki şaşkınlıktan sonra kendimize gelmek için son derece uygun bir maçtı!
15. dakikada, artık nihayet kornerden bir gol bulduk. Bu sezon ''korner bugını düzeltelim'' derken yine abartıp korner gollerini çok azaltmışlar gibi geldi bana. Neyse, ne diyordum, korner golünü bulduk ama adamlar göstere göstere cevap verdiler ve sadece izledik! Kalan dakikalarda da cevap veremeyince bir güzel fırçayı kaydım oyunculara. Beni ilk defa böyle gördükleri için şaşkınlardı.
11. haftada, lideri deplasmanda devirip tarih yazdığımız maçtan sonra 2. defa kritik bir maç oynayacaktık. Rakip bence tamamen şansıyla lig ikinciliğinde oturan Northampton'du ve kendi sahamızdaydık.
Rakibin o konumda nasıl olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Fatih Terim'in de dediği gibi ''Pozisyon yemeden gol yedik!'' Rakibin kadrosu çok sıradan ama resmen benim almak istediğim skorları alıp benim olmak istediğim yere kuruldular! Oyuncuları artık kırıcı laflar kullanarak azarladım bu maçtan sonra da. Formanın değerini bilecekler.
12. hafta Cheltenham deplasmanındaydık. Takıma çok sinirliydim, ve bu maç defans bloğunun son şansıydı.
Savunma görevini gayet güzel yerine getirdik ancak gol bulamayınca kazanmamız gereken bir maçtan daha boynumuz bükük ayrıldık! Bu sefer ağzımdan birkaç küfür kaçtı artık soyunma odasında sinirle, yapacak bir şey yok. Gelecek maç da artık hücum bloğunun son şansı olacak. Son 4 haftada sadece 1 gol atabildik, bu duruma bir çözüm gerek. Haftaya da galibiyet gelmezse padişah gibi takılan elemanları kulübeye bir çekeceğim, dumur olsunlar.
12 hafta sonunda 2 maç eksiğiyle 8. sıradayız. Bu oynamadığımız 2 maçtan 6 puan alabilirsek çok güzel olacak. Alamazsak vay hâlimize.
En büyük silahımız olmasını beklediğim duran toplarda bu sezon resmen sıfırız arkadaşlar. Takım hiçbir şey yapamıyor duran toplarda. Kornerleri Alper abinin dediği gibi yapacağım, frikikleri de kaleye vurmaktan vazgeçip orta açma şeklinde ayarlayacağım herhalde. Önerilerinizi bekliyorum bu konuda. Nestor'a da gün doğdu zaten. Kıs kıs gülüyor, ''Defans futboluyla lig mi bitirilir lennn'' diyor adam. Deli mi ne?
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Bravo hocam süpersin hadi 1.lige
Cok iyi gidiyor +9 averajda cok iyi![]()
You'll Never BeatThe Irish !
Çok iyi bir kariyer gerçekten. İyide gidiyorsun başarılar ve tebrikler.
Teşekkür ederim.
Ben elimle alıp kaleye mi atıyorum kardeşim, adamlar yiyorlar napayım yani
Elimden geldiğince devam etmeye çalışıyorum, teşekkürler.
13. hafta maçında, toparlanmak için bulabileceğimiz en iyi maçı bulmuştuk! Ligin vasat ekiplerinden Dagenham&Redbridge'i kendi sahamızda konuk ediyorduk ve hedef mutlak galibiyetti.
Maça çok iyi başlamıştık ancak, olmadı; gol orucumuz devam etti. Kendi sahanda kötü bir takıma karşı 2 net, 2 de ortalama gol şansı buluyorsan birini atacaksın abi. Adamlar tek yan topta işi bitirdi. Bu kadroyu sildim artık, sonraki maça yepyeni bir kadroyla çıkacağım.
Malumunuz gidişat kötü. Dag&Red maçının ertesi günü, sabah antremanında oyuncuları topladım yanıma, memnuniyetsizliğimi ifade ettim. Başta kaptan olmak üzere oyuncular da hatalarının farkında olduklarını, bunu düzeltmek için ellerinden geleni yapacaklarını ifade ettiler. Toplantıdan mutsuz ayrılan olmadı, tüm oyuncular çok iyi reaksiyon gösterdi.
14. hafta maçında ligin güçlü ekiplerinden, kupada da yenildiğimiz Gillingham'la karşılaşıyorduk. Hedef bu zorlu deplasmanda, 11 kişiden 9'u değişmiş kadroyla en azından 1 puan alabilmekti.
Malesef hiçbir varlık gösteremedik ve yenildik. Bu sonuçta daha maçın 15. dakikasında 3 oyuncu değişiklik hakkımızı da zorunlu olarak kullanmamız etkili oldu, oyuna hamle hakkımız kalmadı. Buna rağmen defansif olarak çok diri olduğumuzu söyleyebilirim. Maçta sadece 1 topta hata yaptık, kafa topunda biri öne diğeri arkaya doğru hamle yapan 2 savunma oyuncumuz birbiriyle çarpıştı ve top arkadaki oyuncuya düştü, oyuncu da altıpastan affetmedi. Ofansif olaraksa hiçbir varlık gösteremediğimiz bir hayal kırıklığı maçı oldu.
15. hafta maçı, erteleme maçımızdı. Ligin ne yapacağı belli olmaz ekiplerinden Chesterfield deplasmanına konuk oluyorduk.
Kara biberim, vur kadehlere! ''Kara'' oyuncuları takıma kazandırdık resmen! İlk 45 dakikadaki etkisiz oyundan sonra ikinci yarıda oyuna aldığımız Bignall, ligdeki ilk golünü attı, Kenya milli takımıyla 3 maça çıkan Osano sağ bekte şov yaptı, orta sahadaki lakaytliğe Frankie Merrifield son verdi! Bizim açımızdan tam bir aydınlanma maçı oldu. Kadro seçiminde bazı oyunculara ne kadar da haksız davranmışım meğerse. Bu üç zenci neler yaptı öyle. Deplasmanda oynadığımız maçı tam 4 net gol şansıyla bitirdik. Beybi!
Bir ara bayağı ümitsizliğe kapılmıştım vallahi. Görevimden istifa etmeyi düşünmüş, LEMANS, Bochum gibi takımlara teknik direktörlük için göz kırpmıştım. Ama şimdi durumumuza bir daha bakıyorum ve ligin dandik ekiplerinden Bradford'la oynayacağımız eksik maçımızı kazanırsak 6. sıraya yükselip Play-Off potasına gireceğimizi görüyorum. Gidişat hiç de fena değil, içim yeniden umutla doldu desem yeridir.
***
BAŞARININ ARKASINDAKİ SIR: AŞURE!
Chesterfield maçında özlenen AFC'yi yeniden sahaya yansıtan kadronun başarısının sırrı ortaya çıktı. Oyunculara biraz haksız davrandığını fark eden ve antremana paket paket aşureyle gelen teknik sorumlu Aydemir, jestinin karşılığını sahada aldı. ''Mm, wonderful!'', ''Oh my god, delicious!'' ve ''Cizıs!'' nidaları eşliğinde aşureleri bitiren oyuncular, ertesi günkü maçta şov yaptı ve toparlanma sürecine girdi. - BBC
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Hocam ümitlendirdin başta o kadar gol yemiyceğiz diye ama yiyorsun![]()
![]()
Hocam iyi gidiyoruz. Ne zaman devam edersin merakla takip ediyorum.başarpilar
Takım son haftalarda düşüşte bir ayar çekmen lazım
Katılıyorum, gidişata bir el atmak gerekiyor.
Bu keep calm geyiği o kadar çok yapıldı ki orjinali nedir bilmiyorum ben, ''KEEP CALM AND TRUST AŞURE''yi twitter'da TT yapıp orjinalinin yerine koyabiliriz
Kesinlikle katılıyorum. Maç motoru ne yapıyor ediyor o topu senin kalene sokuyor yani. Oyunda şu taktiğimden daha defansif bir taktik yok neredeyse, bununla bile gollere engel olamıyorum, yapacak bir şey yok gerçekten.
Tempo ayarına bakacağım. Liberodan vazgeçmeyi değil de MC oyuncusunu DMC'ye çekmeyi düşünüyorum. Bu şekilde rakibin ceza sahası dışında top yapmasını engelleyebilirim belki.
İşin taktik kısmı üzerinde durduğun bu yorumlar beni çok mutlu ediyor. Her zaman beklerim
Aynen aşure işimize çok yaradıPlay-Off'tan çıkma hayali daha gerçekçi duruyor gibi. Hedefimizi olası olarak belirledik.
***
REKLAM
http://ekonomi.haberturk.com/teknolo...-direktor-oldu
Yetkililere sesleniyorum, beni de görün!!
REKLAM
***
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
FM her geçen yıl maç motorunda birkaç adım daha geriye gidiyor. Keşke 3D işine hiç bulaşmasalardı. Ben oyun çıktığından beri 2D oynuyorum saçmalıkları görmemeye çalışmak için.
Cizıs nidaları hahahKeep Calm and Aşure !
You'll Never BeatThe Irish !
Play-off seviyesinde kalmanı çok isterim. Gol yiyorsun hakkaten ama bu oyunda gol yememek diye bir şey yok ben onu anladımSothend maçında rakip 14 şut çekmiş 10 uzak şut. Aslında bu bir başarı. Ama oyuncuların yetersizliği de söz konusu. Kontrataklara hızlı çıkmak için tempo ayarı yapmanı tavsiye ederim.
Benim defansif taktiğim de 5 atıp 2 falan diyorum yine. Defansif diye yaptığım oyuna bakar mısın?
Vitesse D 1-5
R. Madrid D 5-2
RKC D 2-4
Oyun illa gol yedirtiyor. RKC maçında ilk yarı yıldırım gibi kontralarla 4-0 yapıyorum. Ama skoru koruyamıyorum. Sen bu kötü oyuncularla iyi bile idare ediyorsun. Maçlarının sıkıcı geçtiği ortadaYani hedeflenen şey. Play-off iyi olur valla. Bi tempo ayarı diyorum. Ve hala liberodan vazgecebilirsin. Keşke kupa maçlarında deneseydin.
gidişat kötüyken aşure sayesinde nefes alman çok iyi olduseri galibiyetlerle plaf off u garantilemek süper olacaktır.
Hahah ohaa lofthei imzandaki habere bak! Çok aptalca bişey gerçek olamaz buBenim de şöyle bir hayalim var. Bir gün olur da birkaç milyon doların üstüne oturursam (daha azı da olabilir) amatör bir takımı ya da 3lig falan satın alacağım. Bir hoca seçip ona sen yardımcı hoca olacaksın diyeceğim. FM gibi gerçekte oynuycam takımla
Ben ana hatlarını veririm onlar gereken işleri yaparlar
![]()
OOOOOOOOFFFFFF, OF! Milletin şansına bak bir de bizimkine bak be! Lotoya devam(Bu arada haberi ben koydum, salak mı yaptın yoksa inandın mı çözemedim bir açıklama bekliyorum
)
Muhtemelen olmayacak hocam, keyfine bak
Kesinlikle katılıyorum. Geçen seneki gayet güzeldi işte, aynısını kopyala yapıştır yapsalardı ne olurdu?
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Çöpe attığımız 2 turnuvadan sonra, önem verdiğimiz bir kupa gelmişti: FA Cup.
İlk turda güçsüz bir amatör küme takımını zor da olsa elemeyi başardık, 2. turda ise ligimizin güçlü ekiplerinden Rotherham'a asistan menajerin kontrol ettiği maçta elendik. O maçın resmini alamayı unutmuşum, neyse artık.
Kupadan elendikten sonra ligimize geri döndük. Torquay deplasmanında son kazandığımız maçtan sonra bir seri yakalamak istiyorduk.
Ancak Torquay'ın kadrosu iyiymiş ya. Bu şartlar altında etkili olamadık ve mağlup olduk. 1-2 tane net pozisyonumuz vardı, onları atsaydık sonuç farklı olabilirdi ama olmadı. Sağlık olsun.
17. haftada kendi evimizde ligin güçsüz ekiplerinden Bristol Rovers'ı konuk ediyorduk. Galip gelmemiz lazımdı.
1 net, 1 de ortalama gol şansımız olmasına rağmen golü bulamadık; ve umutsuzluğumuz devam etti.
18. haftada, 24 kişilik ligimizin 21. sırasındaki Burton'u konuk ediyorduk! Artık galibiyet alamazsak delirecektim.
Kendi evimizde, lig 21.'sine 2 şut çekebildik. Bunun üzerine başka bir şey söylemeye gerek duymuyorum.
19. hafta maçında ligin en kaliteli takımlarından Rochdale deplasmanındaydık. Takımdan pek bir şey beklediğim de yoktu aslında, bir nebze küsmüştüm oyunculara.
Beklenen oldu, Rochdale şov yaptı. Kalemize 21 şut, 3 net, 2 ortalama gol şansı. Tam anlamıyla ezildik.
20. hafta maçında, Fifa'da menajer mod oynadığım, bu bakımdan yakından tanıdığım York City'le oynuyorduk. Fifa'da oyunun en kötü takımı olan ekip, Fm'de de etkisiz ilerliyordu.
Ancak bizim galibiyet almamız için rakibimizin etkisiz değil, rezalet olması gerektiğini bir kez daha gördük.
Bu maçtan sonra, oyuna olan isteğimin devam edebilmesi için, oyunu kapattım ve 2-3 saat sonra devam etmeyi planladım.
2-3 saat sonra oyunu yeniden açtığımda, taktiği değiştirdim. MC oyuncusunu DMC'ye çektim, tempo, zaman geçirme ve en önemlisi duran top gibi özellikleri yeniden ayarladım ve önümdeki maça giriş yaptım.
4 net, 1 de ortalama gol şansı! Uzun süreden sonra galip gelmek çok iyi oldu. 2 golün yanı sıra birçok da pozisyon kaçırdık. Yeni taktiğimiz takıma cuk oturdu.
Galibiyet önemli, ancak seri olmayınca bir önemi olmuyor. Bu nedenle 22. hafta maçımızda da galibiyet istiyordum.
Golü bulabilecek pozisyonları bulmamız önemliydi, golü atamamamız kötü oldu ancak takımın olumlu futbolu devam etti. 1 puan da iyi.
23. hafta, lig sonuncusu Barnet'i ağırlıyorduk. Galibiyet alma ihtimalimiz %80'di ancak bizim takımın sağı solu belli olmuyordu
Mükemmel futbol ve haftalar sonra gelen ''gol atmanın hazzı'' bir yana, cefakâr Barnet camiasını kutluyorum. Yazık yani adamlara, şut çekiyorlar taca gidiyor falan. Onları en iyi biz anlarız. Barnet'e acayip bir sempati besledim. Kardeş takım ilan ediyorum Barnet'i
OH, o neydi öyle sevgili dostlarım be. Bir ara 15.'liğe falan vurduk, gol atmayı, galibiyeti unuttuk ama şu 3 maçlık periyotta durumu toparladık. Yeni taktiğimiz iyi işliyor. Puan durumundaki yerimiz de şu şekilde:
Eksik maçımızı kazanırsak 8.'liğe yükseliyoruz. Gayet güzel!
Bu arada, 17. ya da 18. haftadan sonra falan, serbestten bir oyuncu kattık takıma. Şimdilik pek etkili olamadı, ilerleyen haftalarda bakıp göreceğiz.
Yarın istatistiki ve taktiksel bir değerlendirme yapacağım. Görüşmek üzere.
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
Benim de en büyük hedefim teknik adam olmak.herşey den çok istdiyorum
Sonuçlar pek iç açıcı değil gibi :/
bu arada hocam medya tahmininde kaçıncı olarak gözüküyorsun ?
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
zor bir görevdesin öncelikle bunu kabul ediyoruz. sen bunu daha da fantastikleştirip defansif sistemi oyuna kabul ettirebilme olayın var. o yüzden sonuçları çok önemsemiyorumhatta başarılı oluyorsun.
Hocam gidişat güzel ama ben senden daha iyisini bekliyorum .Fakat yine de kötü bir periyottan çıktığın için oyuncuların moralsiz .Takımı toparlarsak 5.6 oluruz bence hocam
Teşekkürler. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız.
AFC Wimbledon 2012-2013 İLK DEVRE DEĞERLENDİRMESİ
Ligde 23 maçı tamamlamamız sebebiyle ilk devre bitti. Yani hayali olarak bitti, İngiltere alt liglerinde devre arası diye bir şey oluyor mu bilmiyorum, çünkü çok maç var. Şimdi bu 23 maçlık periyottaki istatistiki bilgileri size aktaracağım.
Ligde 23, Lig Kupası'nda ve Johnstone's Paint Trophy'de 1 ve FA Cup'ta 3 maç oynayarak, takımdaki ilk devremizde 28 resmi maç oynadık. Bu periyotta 10 galibiyet, 7 beraberlik ve 11 mağlubiyet alarak çok ortalama bir performans gösterdik.
Ligin ilk 8 haftasında 1'den fazla gol yemedik, ilk 2 golümüzü 9. haftada, ikincisini ve sonuncusunu da 16. haftada yedik.
9. ve 14. hafta arasındaki 6 maçlık periyotta sadece 2 gol atabildik ve 2 puan aldık.
15. haftadaki galibiyetimizden sonra, yine 5 maçlık bir galibiyet alamama serisine girdik. Bu periyotta sadece 1 gol atabildik, 2 puan topladık.
Son 3 haftada ise 7 puan topladık, kalemizde sadece 1 gol gördük ve rakip filelere 5 gol bıraktık.
Genel olarak ligde 23 maçta 16 gol yedik, 23 gol attık. Maç başına 1 gol ortalamasıyla oynuyoruz.
Duraklama anlarında hiç gol yemedik ve sadece 1 gol attık, o da skoru değiştiren değil pekiştiren bir goldü. Yediğimiz en geç gol 87'de geldi, sonrasında ise 83, 72, 69 diye gidiyor. Bu istatistik takımın rakibi maç içerisinde çok fazla yorduğuna dair bir işaret olabilir.
Kupalarda ise performansımız iyi değildi. Toplamda oynadığımız 5 kupa maçında 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldık; kalemizde 10 gol görürken rakip filelere 5 gol bıraktık. Maç başına 1 gol ortalamamız burada da şaşmamış gözüküyor.
Taktiksel olarak takımı değerlendirecek olursam: ilk 19 haftada SW-DR-2 DC-DL-DMC-MR-MC-ML-ST şeklinde oynarken, son 3 haftadır MC oyuncusunu DMC pozisyonuna çekmiş bir vaziyette oynuyoruz. Geride kalan 28 resmi maç sonucunda kafamdaki ideal 18 şu şekilde:
GK: Neil Etheridge
SW: Danny Jackson
DR: Curtis Osano, DC: Suat Usta&Mat Mitchel-King, DL: Scott Griffiths
DMC: Eric Addo&Sammy Moore
MR: Jason Banton, ML: Michael Dougthy
ST: Jack Midson
S1: Seb Brown
S2: Callum McNaughton
S3: Pim Balkestein
S4: Steven Gregory
S5: Frankie Merrifield
S6: Rashid Yussuff
S7: Nicholas Bignall
3 haftada 7 puanın coşkusuyla, ligde 2. olan Oxford deplasmanına çıkıyorduk. Takım ligin ilk maçında kendi sahamızda bizi yenmişti ve bu sezonki performansı oldukça etkileyiciydi.
Maça adeta 1-0 yenik başlasak da, oyuncularım maçı çevirmekteki kararlılıklarını gösterdiler ve müthiş bir bitiricilik yüzdesiyle bu zor maçı 2-1 kazanarak Oxford'dan sadece 3 puan değil, ikili averajı da aldılar! Hani pek onlarla puan eşitleyeceğimiz yok da, olursa diyorum2 şutumuzun ikisi de kaleyi buldu ve ikisi de gol oldu. Soyunma odasında oyuncularımı ''İşte sezon başından beri sizden beklediğim oyun bu koçlarım'' diyerek motive ettim ve ertesi gün eksik maçımıza hazırlanmaya başladık.
Bradford'la oynayacağımız eksik maçımızdan önce, son haftalarda kaledeki performansını beğenmediğim Neil Etheridge yerine yedek kalecimiz Seb Brown'a 11'de şans verdim. Yorgunluk nedeniyle birkaç değişiklik daha yapmak zorunda kaldım.
Malesef Bradford'a mağlup olduk ve onlar tarafından geçildik; puan tablosunda 9. sırada kaldık. Kaleci Seb Brown ilk golde çok etkisiz kaldı, Etheridge yine iyiymiş diyorum ve kendisini onbire geri döndürüyorumBitiricilik konusunda yüksek yüzdemizi korumaya devam ediyoruz ayrıca. 2 şutumuzun ikisi de kaleyi buldu ve biri gol oldu. Gol şanslarını boşa harcamayarak önemli bir iş yapıyoruz gibi geliyor bana.
Haftaya da Play-Off potasında bulunan Wycombe deplasmanındayız. Bu kadar iyi 3 takıma karşı üst üste 3 deplasman olacak şey mi?
"Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil; doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."