Simdi guzel bir konuya degindin Sherryy (kusura bakma esas ismini bilmiyorum henuz).
Simdi bu eksi degerlerin ne anlama geldigini biraz acalim..
-10 Cok ust duzey veya kesinlikle dunya capinda bir yildiz olacak olup ismini tarihe yazdiracak bir oyuncu.
-9 En kotu ihtimalle dunya capinda kaliteli bir oyuncu, en iyi ihtimalle de ust duzey bir oyuncu.
-8 En kotu ihtimalle Turkiye super liginde iyi ve uzun sureler oynayacak bir oyuncu veya en iyi ihtimalle dunya capinda kaliteli bir oyuncu.
-7 En kotu ihtimalle Turkiye liglerinde orta kalitede veya bazen yedek olarak oynayacak bir oyuncu veya en iyi ihtimalle Turkiye liglerinde uzun sureler iyi futbol oynayacak bir oyuncu.
vs. vs. diye gider bu.
Simdi bu rassal potansiyel verme ve belirlenmis potansiyel verme ikilemine gelince. Benim gorusumde, ozellikle potansiyeline ulasmamis, yani bir bakima 24-25 yaslarina gelmemis oyuncularin hepsinin bu rassal potansiyele sahip olmasi gerekir. Bunun bence iki nedeni var:
1. Bir oyuncunun potansiyeli, su anki halinin diger yasitlarindan ne kadar ileride olduguna goz atarak belirlenir. Ornegin bir ara Galatasaray'da oynayan Fabio Pinto yasitlarina gore iyi oynadigi icin yuksek potansiyeli olan bir oyuncu olarak lanse edilmistir ancak gercekte potansiyeli o Dunya yildizi kategorisine girememistir. Bence ornegin bir Arda'nin bu gunku futbolculugundan bir adim daha ileriye atacaginin bir garantisi yoktur. Su anda oynadigi oyunu bir ust seviyeye cikartabilir de cikartmayabilir de. Bu nedenle daha genis, olan "En kotu ihtimalle dunya capinda kaliteli bir oyuncu, en iyi ihtimalle de ust duzey bir oyuncu." degerlendirmesi hata payini azaltir.
Ornegin bir kac sene once Tuncay'in PA 180'di. Bu rakam simdilerde 165'ler civarinda dolaniyor. Emre Inter'e ilk gittiginde PA 180'lerde dolaniyordu, Inter'de son senesinde PA 160'a dusmustu. Bu dusurmeyi yapmak zorunda kalmamak gereklidir bence.
2. Her oyunda farkli bir grafik cizen genc oyuncular, oyunun ozellikle Scouting ozelligini on plana cikartir. Tanidiginiz, daha once sizde basarili oyunculari her oyunda almak yerine, FM Scout gibi programlardan yararlanmadan oynamak, bir cok beklenmedik seyin ortaya cikmasina ve her yeni oyunda farkli bir dunyada olmaniza neden olur. Bu da, en azindan benim acimdan oyun zevkini arttiran bir durumdur.
Ornegin son oyunumda her ne kadar cok ugrasmis olsam da Aydin'i bir turlu adam edemedim. Iki senedir yerinde sayiyor ve takimdan yollamak, ve arkasindan gelen genclere yer acmak zorunda kaldim. Hangimiz su anda biliyoruz ki Aydin'in basina bunun gercekten gelip gelmeyecegini.. Hagimiz FM scout gibi bir kahin'in yerini doldurabiliriz ki? Aydin gitti ve Denizlispor'da gayet guzel oynuyor, hatta bana karsi bir de gol atti. Her ne kadar genc yasta cok umit verse de, potansiyeli o kadarmis, ne yapalim demek zorunda kaldim. Ve bu karari verebilmek, Aydin'in yerine baska oyunculari arayip bulmak zorunda kalmak oyunun monotonlasmasini onledi.
Bilinen'den daha ziyade bilinmeyenin oyuna zevk kattigini dusunuyorum. CM2'yi ilk oynarken oyun hakkinda en ufak bir bilgim yoktu ve hatta bu CA/PA neydi bilmezdim bile. Ne zaman ki SI forumlarini okumaya, oyun hakkinda bir cok bilgi toplamaya ve ozellikle bir cok oyuncunun PA'sini ezberlemeye basladim, o zaman benim icin oyunun supriz olan yani azaldi. Bu nedenle ozellikle bu rassal potansiyellerin buyuk bir savunucusuyum.
Ancak fakli dusunceler, istekler varsa tabii ki bunlara da karsi degilim.


